Alfabetik İlaç RehberiDetaylı İlaç AraYeni Listelenilen İlaçlarEn Çok Aranan İlaçlarPazarda Bulunamayan İlaçlar

Baclorex 0.05 Mg/ml İntratekal Enjeksiyonluk Çözelti Kısa Ürün Bilgisi

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

BACLOREX 0.05 mg/mL intratekal enjeksiyonluk çözelti

2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİMEtkin madde:

Her 1 ml'lik ampul;

Baklofen..............................0,05mg

Yardımcı madde(ler):

Sodyum klorür.......................9 mg

Yardımcı maddeler için 6.1'e bakınız.

3. FARMASÖTİK FORM

İntratekal enjeksiyonluk çözelti Berrak, renksiz çözelti.

4. KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1. Terapötik endikasyonlar

BACLOREX, travma, multipl skleroz ya da diğer omurilik hastalıklarından kaynaklanan şiddetli kronik spastisitesi olan hastalarda, oral baklofen ya da diğer oral yolla alınanantispastiklere cevap vermeyen ve/veya etkili oral dozlarda kabul edilemeyecek yan etkilerdeneyimleyen hastalarda kullanılır.

BACLOREX, klinik deneyimin sınırlı olmasına rağmen serebral palsi, beyin travması ya da serebrovasküler kaza gibi durumlardan kaynaklanan serebral kaynaklı şiddetli kronikspastisitesi olan yetişkin hastalarda etkilidir.

Pediyatrik popülasyon

BACLOREX, serebral ya da spinal şiddetli kronik spastisitesi olan (incinme, multipl skleroz ya da diğer omurilik hastalıkları ile ilişkili) 4 ile 18 yaş arası hastalarda, oral yolla alınanantispastiklere (oral baklofen de dahil) cevap vermeyen ve/veya etkili oral dozlarda kabuledilemeyecek yan etkiler deneyimleyen hastalarda kullanılır.

1

4.2. Pozoloji ve uygulama şekliPozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:

BACLOREX 0.05 mg tek bolus test dozlarında (spinal katater ya da lumbar ponksiyon aracılığıyla) uygulama için ve BACLOREX 10 mg/20 ml ve BACLOREX 10 mg/5 ml iseintratekal boşluğa sürekli uygulanması için uygun olan implante pompalarda (AB sertifikalıpompalar) kronik kullanım için tasarlanmıştır. Her hasta için optimum doz intratekal olarakbaşlangıç bolus uygulamasının değerlendirmesi ve ardından çok dikkatli bireysel doztitrasyonu ile idame tedavi dozu belirlenir. BACLOREX uygulaması, implante edilmiş birsalım sistemi vasıtasıyla ve yalnızca gerekli bilgi ve deneyimi olan doktorlar tarafındanyapılmalıdır. İmplantasyon, implante pompanın programlama ve/veya yeniden dolumu içinözel talimatlar pompa üreticileri tarafından verilmektedir ve bu talimatlara kesinlikleuyulmalıdır.

Baklofeninin etkililiği, Avrupa Birliği onaylı bir pompa ile kontrollü randomize çalışmalarda gösterilmiştir. Bu, implante edilebilir bir uygulama sistemidir; yeniden doldurulabilirrezervuar genellikle abdominal duvarın içine olmak üzere deri altına yerleştirilir. Bu sistemderi altından subaraknoid boşluğa geçen intratekal katatere bağlıdır.

Pozoloji


Test aşaması


BACLOREX'i sürekli intratekal infüzyon olarak uygulamadan önce hastalar, başlangıç test aşamasında intratekal test dozu uygulamasına pozitif yanıt vermiş olmalıdır. Genellikle bolustest dozu, yanıt oluşturmak amacıyla lumbar iğne ya da intratekal kateter aracılığıylauygulanır. Hastanın değerlendirme öncesinde enfeksiyonunun olmaması gerekmektedir,çünkü sistemik enfeksiyon varlığı, yanıtın doğru değerlendirilmesini engelleyebilir. Başlangıçdozu genellikle 25 ya da 50 mikrogramdır; doz, 4-8 saat süreli yanıtlar elde edilene kadar enaz 24 saat aralıklarla 25 mikrogramlık artışlar ile yükseltilir. Doz, en az bir dakika sürenbarbotaj ile enjekte edilmelidir.

Düşük doz ampuller (0.05mg/ml) bu test aşaması için bulunmaktadır.

İlk doz verilirken, resüsitatif ekipman hazırda bekletilmelidir.

Kas tonusunda ve/veya sıklığında ve/veya spazmların şiddetinde azalma gösteren hastalar pozitif yanıt verenler olarak kabul edilir.

İntratekal baklofene duyarlılık konusunda büyük bir değişkenlik vardır. Erişkin bir hastada tek bir 25 mikrogram test dozundan sonra şiddetli doz aşımı (koma) belirtileri gözlenmiştir.

2

100 mikrogram test doza cevap vermeyen hastalara daha fazla doz verilmemesi gerekir, bu hastalar sürekli intratekal infüzyon için uygun değildir. Özellikle kardiyopulmoner hastalık vesolunum kasları zayıflığı veya daha yüksek solunum depresyonu riski altında olanbenzodiazepin grubu ilaçlar ya da opiyatlarla tedavi gören hastalarda, solunum ve kalpfonksiyonlarının izlenmesi bu aşamada çok önemlidir.

Pediyatrik popülasyon Araştırma aşaması


4-18 yaş arası hastalar için intratekal başlangıç test dozu, çocuğun yaşına ve ölçülerine bağlı olarak 25-50 mcg/gün aralığında olmalıdır. Bir yanıt vermeyen hastalar 24 saatte bir 25mcg/gün doz yükseltmeye maruz bırakılabilir. Çocuklarda maksimum araştırma aşaması dozu100 mcg/gün'ü geçmemelidir.

Titrasyon aşaması


Hastada, BACLOREX test dozları aracılığıyla pozitif yanıt alındıysa, uygun uygulama sistemi ile intratekal infüzyon uygulama başlatılır. Enfeksiyon varlığı cerrahi komplikasyon riskiniartırır ve doz ayarlama girişimlerini zorlaştırabilir.

İmplantasyonu takiben, günlük toplam başlangıç dozu, bolus dozun etkisi 12 saatten fazla sürmedikçe, test aşamasında pozitif etki veren dozun iki katı başlanır ve 24 saatlik süredeuygulanır. Bolus dozun etkisinin 12 saatten fazla sürmesi durumunda, günlük başlangıç dozutest aşamasındaki doz ile benzer olmalıdır ve 24 saatlik bir sürede uygulanmalıdır. Doz ilk 24saat sırasında yükseltilmemelidir. İlk 24 saatten sonra istenen etkiyi elde etmek için doz yavaşyavaş günlük olarak ayarlanır. Herhangi bir doz aşımını önlemek için artışlar %10-30'ugeçmemelidir. Serebral kaynaklı spastisitesi olan hastalar: İlk 24 saatten sonra istenen etkiyielde etmek için doz yavaş yavaş günlük olarak ayarlanır. Herhangi bir doz aşımını önlemekiçin artış %5 - 15'i geçmemelidir.

Eğer programlanabilir pompa kullanılıyorsa, dozaj 24 saatte sadece bir kere yükseltilmelidir. Programlanamayan pompalarda ise 76 cm katater ile 1ml/gün hızı ile uygulanmaktaysa,yanıtın yalnızca 48 saatlik bir aralıkta değerlendirilmesi önerilir. Eğer günlük dozun herhangibir klinik etki gözlenmeden önemli ölçüde yükseltilmesi söz konusuysa, pompa fonksiyonlarıve kateter geçirgenliği doğrulanmalıdır.

1000 mikrogram/gün dozunu geçen dozlarda sınırlı deneyimler bulunmaktadır.

Test dozu aşamasında ve implantasyonu takiben titrasyon aşamasında da hastalar gerekli tüm ekipman ve personele sahip bir kurumda yakından izlenmelidir. Yaşamı tehdit eden herhangi

3

bir reaksiyon veya çok ciddi istenmeyen etkilerin başlaması durumuna karşı resüsitatif ekipman hazır konumda bekletilmelidir. Perioperatif aşamadaki riskleri azaltmak için, pompasadece deneyimli personeli olan merkezlerde implante edilmelidir.

İdame tedavisi


Klinik açıdan, olabildiğince normal kas tonusunu sürdürmek ve spazm sıklığını ve şiddetini tolere edilemeyen yan etkilere neden olmadan en aza indirmek hedeflenmektedir. Yeterli biryanıt sağlayan en düşük doz kullanılmalıdır. Bazı spastisitelerin kalması, hasta tarafından“felç” hissini engellemesi için tercih edilir. Buna ek olarak, kas tonusunun bir derece varlığıve nadir spazmlar dolaşım fonksiyonun desteklenmesinde ve muhtemel derin ventrombozunun önlenmesinde yardımcı olacaktır.

Spinal kökenli spastisitesi olan hastalarda belirtilerin kontrolü için günlük doz kademeli olarak %10-30 artırılabilir. Serebral kaynaklı spastisitelerde ise doz artışı %20 (aralık %5-20)ile sınırlıdır.

Her iki durumda da eğer hastada yan etkiler görülüyorsa, günlük doz %10-20 azaltılabilir.

Eğer önemli bir doz artışı aniden gerekli olursa, bu kateter komplikasyonu (kırılma ya da yerinden çıkma) veya pompa arızasının göstergesidir.

Uzun süreli, sürekli infüzyon idame tedavisinde, spinal kaynaklı spastisitesi olan hastalarda intratekal baklofen dozajı 10-1200 mikrogram/gün aralığındadır ve çoğu hastada yeterli yanıt300-800 mikrogram/gün doz ile sağlanmaktadır.

Serebral kaynaklı spastisite hastalarında idame dozu, 12 ay boyunca günde ortalama 276 mikrogram ve 24 ay boyunca günde 307 mikrogram olmak üzere 22-1400 mikrogram/günaralığında tespit edilmiştir.

Uzun süreli tedavi alan hastaların yaklaşık %5'i doz artışına yanıt vermemeye başlamıştır. Bu durum tedavinin başarısızlığından kaynaklanmış olabilir. Tedavi başarısızlığı ile ilgiliherhangi bir tavsiyede bulunmak için yeterli klinik deneyim mevcut değildir. Ancak, budurum 2-4 hafta içerisinde hastanede baklofen intratekal dozunun kademeli olarak azaltılarakdurdurulduğu ve spastisite tedavisi için alternatif metotların (örneğin; intratekal koruyucuiçermeyen morfin sülfat) uygulandığı “ilaç tatili” ile nadiren tedavi edilebilir. Bu dönemdensonra baklofene duyarlılık yeniden başlayabilmektedir. Tedavide önce başlangıç infüzyondozunda devam etmelidir, doz aşımından kaçınmak için titrasyon aşaması ile devamedilmelidir.

BACLOREX'den morfine ya da morfinden BACLOREX'e geçerken dikkatli olunmalıdır (Bkz. “Etkileşimler”).

4

Hastanın doz gereksinimini belirlemek, uygulama sisteminin düzgün çalıştığını kontrol etmek için ve herhangi bir istenmeyen etkiyi ya da enfeksiyon varlığını kaydetmek için düzenliklinik izleme gereklidir.

Pediyatrik popülasyon


Serebral ve spinal kaynaklı spastisitesi olan 4 ila 18 yaş arası çocuklarda, BACLOREX'in uzun süreli sürekli infüzyonu için başlangıç idame dozu 25 ila 200 mikrogram/gün (ortalamadoz: 100 mikrogram/gün) arasında değişmektedir. Toplam günlük doz tedavinin ilk yılıiçerisinde yükselme eğilimindedir, bu yüzden idame dozun bireysel klinik yanıta bağlı olarakayarlanması gerekmektedir. 1000 mikrogram/gün dozunu geçen dozlarda sınırlı deneyimlermevcuttur.

4 yaşından daha küçük, serebral ya da spinal kaynaklı şiddetli spastisite tedavisi gören çocuklar için intratekal baklofenin güvenliliği ve etkililiği belirlenmemiştir (Bkz. Bölüm 4.4).

Tedavinin kesilmesi


Doz aşımı ile ilgili acil durumlar dışında, tedavi yavaş yavaş ardışık doz azaltması ile kesilmelidir. BACLOREX aniden kesilmemelidir (Bkz. “Özel kullanım uyarıları veönlemleri”).

Uygulama: Önemli spesifikasyonlar


10mg/5ml, 40mg/20ml ve 10mg/20ml dozundaki baklofen ampulleri özel olarak infüzyon pompası için geliştirilmiştir.

Seçilecek doğru konsantrasyon, pompanın minimum infüzyon hızına olduğu kadar günlük toplam doz ihtiyacına da bağlıdır. Lütfen tüm özel önerileri içeren üretici kılavuzunabaşvurunuz.

Uygulama şekli:

Birçok vakada, BACLOREX, implantasyon sonrasında doğrudan sürekli infüzyon olarak uygulanır. Hasta, günlük dozaj ve fonksiyonel açıdan stabil olduğunda ve şayet pompa dauygunsa, spastisite üzerinde optimum kontrol sağlamak için, günün belirli zamanlarında farklıdozların verildiği daha karmaşık bir uygulama metoduna geçilebilir. Örneğin, gecelerispazmları artan hastalar saatlik infüzyon hızında %20 artışa ihtiyaç duyabilir. Bu değiştirilmişinfüzyon hızı, beklenen klinik etkinin 2 saat öncesinde programlanmalıdır.

Her ampul yalnızca tek kullanım içindir. Tekrar sterilize etmeyiniz.

5

Tıbbi ürün kullanımdan önce görsel olarak kontrol edilmelidir. Sadece partikül içermeyen berrak çözeltiler kullanılmalıdır.

Uygulamadan önce ürünün seyreltilmesi hakkında talimatlar için Bölüm 6.6'ya bakınız.


Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Böbrek yetmezliği:

İntratekal baklofen ile tedavi gören böbrek yetmezliği olan hastalarda hiçbir çalışma gerçekleştirilmemiştir. Baklofen ağırlıklı olarak böbreklerden değişmeden atıldığı için böbrekyetmezliği olan hastalarda özel bakım ve dikkat ile kullanılmalıdır.

Karaciğer yetmezliği:

İntratekal baklofen ile tedavi gören, karaciğer bozukluğu olan hastalarda çalışma gerçekleştirilmemiştir. BACLOREX'in intratekal uygulamasından sonra baklofeninmetabolizasyonunda karaciğerin çok önemli bir rolü olmadığı için herhangi bir dozajayarlaması önerilmemiştir. Bu nedenle, karaciğer bozukluğunun ilaç sistemik maruziyetinietkilemesi beklenmemektedir.

Pediyatrik popülasyon

Gerekli bilgi yukarıda sunulmuştur.

Geriyatrik popülasyon:

Klinik çalışmalar sırasında 65 yaş üzerinde bazı hastalar, daha genç hastalara kıyasla artan bir risk olmadan intratekal baklofen ile tedavi edilmiştir. Doz bireysel olarak titre edildiği için buyaş grubunda spesifik problemler beklenmemektedir

4.3. Kontrendikasyonlar

- Etkin maddeye ya da Bölüm 6.1'de listelenen yardımcı maddelerden birine aşırıduyarlılığı olanlar

- Tedaviye dirençli epilepsisi olanlarda kullanılmamalıdır.

- İlaç intratekalden başka herhangi bir yolla uygulanmamalıdır.

6

4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Medikal yönetim

Pompa, BACLOREX, bolus enjeksiyonlarına ve/veya doz titrasyonuna hastanın verdiği yanıtın dikkatle değerlendirilmesinden sonra implante edilmelidir. Başlangıç uygulaması vebaklofen intratekal doz ayarlaması ile ilgili riskler (Merkezi Sinir Sistemi (MSS))fonksiyonlarının genel depresyonu, kalp yetmezliği ve/veya solunum depresyonu) göz önündebulundurulduğunda, bu adımlar “Pozoloji ve uygulama şekli” bölümünde verilen talimatlardoğrultusunda yalnızca gerekli ekipmanlara sahip medikal merkezlerde gerçekleştirilmelidir.Resüsitatif ekipmanlar, hayati tehlike arz eden doz aşımı semptomları ile karşılaşılmasıdurumunda hemen kullanılmak üzere hazır durumda bekletilmelidir. Doktorlar intratekalinfüzyon ile kronik tedavide yeterince deneyimli olmalıdır.

Hasta izleme


Pompanın cerrahi implantasyonundan sonra, özellikle pompa kullanımının ilk aşamasında ve salım hızı ve/veya rezervuardaki baklofen konsantrasyonunun yeniden ayarlanmasının herseferinde, hastanın infüzyona yanıtı kabul edilebilir olana ve makul sınırlar içerisinde stabilizeolana kadar hasta yakından takip edilmelidir.

Bu tür tedavi yöntemlerinin risklerinin; hasta, hastadan sorumlu doktorlar ve tüm bakım verenler tarafından tam olarak bilinmesi önemlidir. Tedaviye katılan herkes ya da hastayabakan kişiler pompa ve giriş yeri ile ilgili evde alınacak önlemlerin yanı sıra doz aşımı veyetersiz doz belirtileri, zehirlenme durumunda yerine getirilecek girişimler hakkında açıkçabilgilendirilmelidir.

Kafa travması nedeniyle spastisitesi olan hastalarda spastisite semptomları stabil olana kadar uzun süreli BACLOREX tedavisine geçmemeleri önerilmektedir (örn. yaralanmadan sonra enaz bir yıl).

Test aşaması


İlk test aşamasında, özellikle benzodiazepin veya opioid-türü ilaçlar alan, kardiyopulmoner durumu veya solunum kas güçsüzlüğü olan hastalarda, bu durumda solunum depresyonu riskiarttığından, solunum ve kardiovasküler fonksiyonların yakından izlenmesi çok önemlidir.BACLOREX ile test aşaması öncesi tüm enfeksiyonlar giderilmiş olmalıdır, çünkü sistemikenfeksiyonlar hastanın BACLOREX enjeksiyonuna yanıtın değerlendirilmesinde yanıltıcıolabilir.

7

İmplante kateterin ucundaki inflamatuar kitle

: İmplante kateterin ucunda; felç dahil olmak üzere ciddi nörolojik bozukluk ile sonuçlanabilen inflamatuvar kitle oluşumlarıraporlanmıştır. Bunlar, baklofen intratekal ürünü ile raporlanmış olmasına rağmen kontrastMRG (Manyetik Rezonans Görüntüleme) veya histopatoloji ile doğrulanmamıştır.İnflamatuvar kitle ile ilişkili en yaygın semptomlar: 1) terapötik yanıtın azalması(spastisitenin kötüleşmesi, daha önce kontrol edilen spastisitenin geri dönmesi, yoksunluksemptomları, artan dozlara karşı düşük yanıt, sık veya büyük doz artışları), 2) ağrı, 3)nörolojik eksiklik/bozukluk. Klinisyenler, intraspinal tedavi sırasında yeni nörolojik belirtiveya semptomlara ilişkin olarak hastaları dikkatli şekilde izlemelidir. Klinisyenler; özellikleopioid içeren farmasötik ilaçlar ya da karışımları kullanan hastalarda, inflamatuvar kitle içinprodromal belirtileri ve semptomları tanımlamak amacıyla hastalarının tıbbi ihtiyaçlarına enuygun spesifik izlemeye göre medikal değerlendirmelerini yapmalıdır. İnflamatuvar kitleyidüşündüren yeni nörolojik belirtileri veya semptomları olan hastalarda; çoğu inflamatuvarkitle semptomlarının, hastalıklarından ötürü ciddi spastisitesi olan hastaların geçirdiğisemptomlardan çok farklı olmaması nedeniyle nöroşirürji konsültasyonu düşünülmelidir. Bazıdurumlarda inflamatuvar kitle tanısının doğrulanması veya bertaraf edilmesi için görüntülemeyapılması uygun olabilmektedir.

Pompa implantasyonu


Operasyon sonrası komplikasyon riski artabileceğinden dolayı pompa implantasyonundan önce hastada enfeksiyonun olmaması gerekmektedir. Ayrıca sistemik bir enfeksiyon, dozayarlamasını zorlaştırabilmektedir. Lokal enfeksiyon veya kateterin yanlış yerleştirilmesi; ilaçsalımının kesilmesine ve buna bağlı olarak yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkmasına nedenolabilir.

Rezervuar dolumu


Bu işlem, üreticinin talimatları doğrultusunda eğitimli ve tam kalifiye personel tarafından gerçekleştirilmelidir. Rezervuarın boşalması, spastisitenin ciddi şekilde nüksetmesine veyaintratekal baklofenin potansiyel olarak hayatı tehdit edici yoksunluk semptomlarına sebepolabileceğinden her bir yeniden doldurma aralığının dikkatli bir şekilde hesaplanmasıgerekmektedir (bakınız, “tedavinin kesilmesi” bölümü). Dolum işlemi; mikrobiyalkontaminasyondan veya herhangi bir ciddi MSS (Merkezi Sinir Sistemi) enfeksiyonundankaçınmak için sıkı aseptik koşullar altında gerçekleştirilmelidir. Her bir rezervuar

8

dolumundan veya kullanımından sonra klinik durum ile uyumlu şekilde bir gözlem periyodu olmalıdır.

İntratekal katetere bir bağlantı yolu (port) ile direkt erişimi olan implante pompaya dolum sırasında aşırı dikkatli olunmalıdır, çünkü katetere doğrudan enjeksiyon,yaşamsal tehdit oluşturabilecek bir doz aşımına yol açabilir.

Doz ayarlaması: ilave bilgiler

İntratekal baklofen; ayakta durma ve yürüyüş dengesi için belirli bir spastisite derecesinin gerekli olması veya spastisitenin, fonksiyonel bakıma katkı sağlaması durumunda aşırıhalsizliğin önlenmesi için dikkatli şekilde kullanılmalıdır. Dolaşım fonksiyonunun çalışmasıve derin ven trombozunun olası oluşumunu önlemek için belirli miktarda kas tonusununkorunması önemli olabilir.

Olası bir doz aşımı durumunun veya istenmeyen etkileşimlerin önlenmesi için, mümkün olduğu durumlarda, tercihen intratekal baklofen infüzyonu başlamadan önce ve yakın tıbbigözetim altında iken, bütün oral antispazmodik ilaçların birlikte kullanımı kesilmelidir. Ancakintratekal baklofen ile gerçekleştirilen kronik tedavi sırasında, birlikte kullanılmakta olanantispazmodik ilacın birlikte kullanımın aniden kesilmesi veya azaltılması durumundankaçınılmalıdır.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Pediyatrik hastalarda alınacak önlemler:


Kronik infüzyon için implante edilebilir pompanın yerleştirilmesi için çocukların yeterli bir vücut kütlesine sahip olması gerekir. Pediyatrik popülasyonda intratekal baklofen kullanımı,sadece gerekli bilgiye ve deneyime sahip olan uzmanlar tarafından yazılmalıdır. İntratekalbaklofenin 4 yaş altındaki çocuklarda kullanımının güvenliliği ve etkililiğine ilişkin oldukçasınırlı klinik veriler mevcuttur.

Pompa implantasyonu sırasında traskutanöz kateterin takılması ve PEG (Perkütan endoskopik gastrostomi) borusunun varlığı, çocuklarda enfeksiyonun görülme sıklığını arttırır.

Özel hasta grupları


Örneğin inflamasyon veya travmadan dolayı meydana gelen blokaj nedeniyle beyin omurilik sıvısının dolaşımı yavaşlayan hastalarda geciken intratekal baklofen migrasyonu, antispastiketkililiği azaltabilir ve advers reaksiyonları hızlandırabilir.

9

Böbrek yetmezliği olan hastalarda, azalmış böbrek klerensi seviyesi ve klinik koşullar göz önünde bulundurularak dozajın azaltılması gerekebilir.

Psikotik bozukluk, şizofreni, konfüzyonel durum veya parkinson hastalığıepilepsili

hastalar izlenmelidir.

İntratekal baklofen,

otonomik disrefleksi

hikayesi olan hastalarda dikkatli şekilde kullanılmalıdır. Nosiseptif stimülasyon veya intratekal baklofenin aniden kesilmesi, bu türataklara neden olabilmektedir.

Baklofen

serebrovasküler veya respiratuvar yetmezliği

olan hastalarda, tabloyu daha da kötüleştirdiğinden, bu hastalarda dikkatli olunmalıdır.

İntratekal uygulamayı takiben ürünün sistemik biyoyararlanımı, oral yolla uygulamadaki biyoyararlanıma göre oldukça düşük olduğu için, BACLOREX intratekalin altta yatan,merkezi sinir sistemi dışı hastalıklar üzerinde herhangi bir etkisi olması beklenmez.

Böbrek yetmezliği


Oral yolla gerçekleştirilen baklofen tedavisi sırasında yapılan gözlemlere dayanarak şu durumlarda dikkatli olunması önerilmektedir: gastro duodenal ülser hikayesi, daha öncesfinkter hipertonisinin varlığı, böbrek yetmezliği.

Karaciğer yetmezliği


Oral baklofen ile birlikte SGOT (AST), alkalin fosfataz ve kan glukoz seviyelerinin yükselmesi gibi nadir durumlar kaydedilmiştir.

Yaşlı Hastalar


65 yaş üzerindeki birçok hasta, herhangi spesifik problem olmaksızın klinik çalışmalar sırasında intratekal baklofen ile tedavi edilmiştir.

Yaşlı hastaların

; titrasyon fazında oralbaklofen ile istenmeyen etkiler yaşamaları olasıdır ve bu durum intratekal baklofen için degeçerli olabilir. Ancak optimal doz bireysel olarak belirlendiği için yaşlı hastalarıntedavisinde spesifik bir problem oluşması beklenmez.

10

Tedavinin kesilmesi


Spastisitenin artması, pruritus, parastezi ve hipotansiyon ile ortaya çıkan herhangi bir nedenden dolayı intratekal baklofenin aniden kesilmesi; örn. zihin karışıklığı ve kas rijiditesiolmak üzere nöroleptik malign sendromu (NMS) ile sürekli ve kontrol edilemez hızlıspazmlar ile hiperaktif durum, hipertermi ve semptomları dahil olmak üzere sekellere ilişkinbir artışa sebep olur. Nadir durumlarda bu; epileptik nöbet/status epileptikus, rabdomiyoliz,koagülopati, çoklu organ yetmezliği ve ölüm şeklinde gelişmektedir. İntratekal baklofen iletedavi gören tüm hastalar, potansiyel olarak yoksunluk riski altındadır. İntratekal baklofenyoksunluğu ile ilişkili bazı klinik bulguların özellikleri; otonomik disrefleksi, enfeksiyon(sepsis), malign hipertermi, nöroleptik malign sendromu (NMS) veya status hipermetabolikusveya ileri rabdomiyoliz ile ilişkili diğer koşullar ile benzerlik gösterebilmektedir.

Hastalar ve hastalara bakan kişiler, dolum kontrolü için bir zaman çizelgesinin tutulmasının önemi konusunda bilgilendirilmelidir ve özellikle yoksunluk sendromunun erken aşamasındaortaya çıkanlar olmak üzere, baklofen yoksunluğunun belirtilerine ve semptomlarına karşıdikkatli olmaları gerekmektedir.

Birçok durumda intratekal baklofen tedavisinin kesilmesinden sonra birkaç saat içerisinde yoksunluk semptomları görülmektedir. İntratekal baklofen tedavisinin aniden kesilmesininyaygın nedenleri arasında kateter bozukluğu (özellikle bağlantının kesilmesi), pomparezervuarında aşırı düşük hacim ve pompa pil ömrünün sona ermesi yer almaktadır; bazıdurumlarda insan kaynaklı hatalar sebep veya katkı sağlayıcı bir rol oynayabilmektedir.İntratekal baklofen salımının aniden kesilmesini önlemek üzere, infüzyon sisteminin, dolumprogramının/prosedürlerin ve pompa alarmlarının gözetilmesine ve programlanmasına dikkatedilmesini gerektirir.

İntratekal baklofenin salımının kesilmesine ilişkin önerilen tedavi, tedavinin bırakılmasında olduğu gibi, aynı veya yakın dozda intratekal baklofenin yeniden yüklenmesidir. Ancakintratekal olarak verilmesinin gecikmesi durumunda oral veya enteral intratekal baklofen veyaoral, enteral veya intravenöz benzodiazepinler gibi GABA-erjik agonist ilaçlar ile tedavi,potansiyel olarak ölümcül sekelleri önleyebilmektedir. Tek başına oral veya enteral intratekalbaklofen uygulamasının; intratekal baklofen yoksunluğunun gelişmesini önleyeceğinegüvenilmemelidir.

Üreticinin; uygulamaya, pompa programlamasına ve/veya rezervuar dolumuna ilişkin talimatlarının harfiyen takip edilmesi oldukça önemlidir.


Bu tıbbi ürün her “doz”unda 1 mmol (23 mg)'dan daha az sodyum ihtiva eder; yani aslında “sodyum içermez”.

11

4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Mevcut deneyimler; diğer ilaçlar ile intratekal baklofenin spesifik etkileşimlerinin neler olacağının tahmin edilmesi için yeterince sistematik değildir.

Olası bir doz aşımı durumunun veya istenmeyen etkileşimlerin önlenmesi için, mümkün olduğu durumlarda, tercihen intratekal baklofen infüzyonu başlamadan önce ve yakın tıbbigözetim altında iken, bütün oral antispazmodik ilaçların birlikte kullanımı kesilmelidir.

Ancak intratekal baklofen ile gerçekleştirilen kronik tedavi sırasında, birlikte kullanılan antispazmodik ilacın birlikte kullanımın aniden kesilmesi veya azaltılması durumundankaçınılmalıdır.

Morfin ve intratekal baklofen kombinasyonu bir hastada hipotansiyona sebep olmuştur. Konkomitant uygulama sırasında solunum güçlüğü veya diğer merkezi sinir semptomlarıpotansiyeli göz önünde bulundurulmalıdır.

İntratekal yolla diğer ajanlar ile birlikte kullanım, sınırlıdır ve bu tür kombinasyonların güvenliliği hakkında az miktarda bilgi bulunmaktadır.

Bu seviyede alkol ve diğer bileşiklerin merkezi sinir sistemini deprese edici etkisi, intratekal baklofenin etkisini arttırabilir.

Tedavide oral baklofen ve trisiklik antidepresanların birlikte kullanımı, baklofenin etkisini artırabilmekte ve belirgin kas hipotonisine neden olabilmektedir. Bu tür kombinasyonlardaİntratekal baklofen kullanılırken dikkatli olunmalıdır.

Oral baklofen ve antihipertansif ajanların birlikte kullanımı, kan basıncında düşüşe neden olabileceğinden, kan basıncının izlenmesi ve antihipertansifin dozunun yeniden ayarlanmasıgerekli olabilmektedir

Levodopa ile birlikte uygulama sırasında levodopaya bağlı istenmeyen etkilerin artma riski bulunmaktadır (zihinsel bulanıklık, halüsinasyon, endişe).

İntratekal baklofenin ve genel anestezik ilaçların (örn. fetanil, propofol) birlikte kullanımı, kardiyak bozukluk ve atak riskini arttırabilmektedir. Bu nedenle intratekal baklofen alanhastalara anestezi uygulanırken dikkat edilmelidir.

Özel popülasyona ilişkin ek bilgiler

Özel popülasyonlara ilişkin hiçbir klinik etkileşim çalışması yürütülmemiştir.

Pediyatrik popülasyon

Pediyatrik popülasyona ilişkin hiçbir klinik etkileşim çalışması yürütülmemiştir.

12

4.6.Gebelik ve laktasyon Genel tavsiye

Gebelik kategorisi: C

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar için herhangi bir özel öneriyi destekleyen veri bulunmamaktadır.

Gebelik dönemi

BACLOREX'in gebe kadınlarda kullanımına ilişkin yeterli veri mevcut değildir.
Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalar üreme toksisitesinin bulunduğunu göstermiştir (bkz. Bölüm 5.3). İnsanlara yönelik potansiyel risk bilinmemektedir.

Gebe kadınlarda yeterli ve uygun kontrollü çalışmalar mevcut değildir. Baklofen, plasentayı geçmektedir. İntratekal baklofen; potansiyel faydaların, fetüse ilişkin potansiyel riskten dahaönemli olmadıkça gebelik sırasında kullanılmamalıdır. Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar,oral uygulama yoluyla baklofenin teratojenik etkisini göstermiştir (5.3 bölümüne bakınız)BACLOREX gerekli olmadıkça gebelik döneminde kullanılmamalıdır.

Laktasyon dönemi

Oral terapötik dozlarda etkin madde anne sütüne geçmektedir, ancak bu miktar çok az olduğundan bebeğin, istenmeyen bir etki yaşaması beklenmez.

İntratekal baklofen ile tedavi edilen annelerde, ölçülebilir dozlarda anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Emzirmenin durdurulup durdurulmayacağına ya da BACLOREXtedavisinin durdurulup durdurulmayacağına/tedaviden kaçınıp kaçınılmayacağına ilişkin kararverilirken, emzirmenin çocuk açısından faydası ve BACLOREX tedavisinin emziren anneaçısından faydası dikkate alınmalıdır.

Üreme yeteneği/Fertilite

Bir yıla kadar oral baklofen ile tedavi edilen multipl skleroz hastalarının yaklaşık %4'ünde elle muayene yoluyla yumurtalık kistleri tespit edilmiştir. Vakaların çoğunda hastalar ilacıalmaya devam ederken kistler kendiliğinden kaybolmuştur. Normal kadın popülasyonunun birkısmında yumurtalık kistlerinin kendiliğinden oluştuğu bilinmektedir.

13

4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

İntratekal baklofen tedavisi gören hastaların bir kısmında uyku halinin başladığı raporlanmıştır. Hastalar, dikkat eksikliği ihtimalinden dolayı araç ve tehlikeli makinekullanırken veya diğer tehlikeli olabilen işler yaparken dikkatli olmalıdır.

4.8. İstenmeyen etkiler

Raporlanan istenmeyen etkilerin çoğunun altta yatan bir hastalık ile ilişkili olabilmesinden dolayı birçok vakada, gözlemlenen etkiler ile baklofen uygulanmasının arasında nedensel birilişki tespit edilememektedir. Buna rağmen yaygın şekilde raporlanan bazı reaksiyonların(somnolans, baş dönmesi, baş ağrısı, bulantı, hipotansiyon, hipotoni) ilaç ile ilişkili gibigörünmektedir. Bu etkiler çoğunlukla geçicidir ve çoğunlukla test fazı sırasında veyakonsantrasyon değişimlerinde meydana gelmektedir.

Advers ilaç reaksiyonları MedDRA sistem organ sınıfına göre listelenmektedir.

İstenmeyen etkiler sistem organ sınıfına ve sıklığa göre sıralanmakta olup, en sık görülen reaksiyonlar ilk sırada yer almaktadır. Her bir sıklık grubunda, istenmeyen etkiler azalanciddiyet sırasına göre sunulmaktadır. Ayrıca, her bir istenmeyen etkiye karşılık gelen sıklıkkategorisi aşağıdaki kurala dayanmaktadır:

Çok yaygın (>1/10), yaygın (>1/100 ila <1/10), yaygın olmayan (>1/1.000 ila <1/100), seyrek (>1/10.000 ila <1/1.000), çok seyrek (<1/10.000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketletahmin edilemiyor).

Tablo 1. Advers ilaç reaksiyonları

Metabolizma ve beslenme hastalıkları

Yaygın olmayan:

Dehidratasyon

Psikiyatrik hastalıklar

Yaygın:

Depresyon, ajitasyon, anksiyete.

Yaygın olmayan:

İntihar düşüncesi, intihar teşebbüsü, paranoya, halüsinasyon, öforik his

Sinir sistemi hastalıkları

Çok yaygın:

Somnolans (uyku hali), uyuşukluk (özellikle test fazı sırasında)

Yaygın:

Konvülziyon, sedasyon, baş dönmesi/sersemlik, epileptik nöbetler (özellikle tedavinin aniden sonlandırılması üzerine),

14


baş ağrısı, parestezi, dizartri, letarji, uykusuzluk, kafa karışıklığı/oryantasyon bozukluğu, geveleyerek konuşma,halsizlik

Yaygın olmayan:

Ataksi, hafıza bozukluğu, nistagmus, disfori

Konvülziyon ve baş ağrısı, spinal kaynaklı spastisitesi olan hastalara göre serebral kaynaklı spastisitesi olan hastalarda daha sık görülmektedir.

Göz hastalıkları

Yaygın:

Bulanık görme, diplopi, akommodasyon bozukluğu

Kardiyovasküler hastalıklar

Yaygın olmayan:

Bradikardi

Vasküler hastalıklar

Yaygın:

Hipotansiyon

Yaygın olmayan:

Derin ven trombozu, hipertansiyon, cilt kızarması, solukluk

Solunum, göğüs hastalıkları ve mediastinal hastalıklar

Yaygın:

Pnömoni, dispne, solunum depresyonu, solunum hızında azalma (bradipne)

Gastrointestinal hastalıklar

Yaygın:

Kusma, kabızlık, diyare, bulantı, ağız kuruluğu, iştahsızlık, artmış salivasyon

Yaygın olmayan:

İleus, hipoguzi, disfaji, aguzi

Bulantı ve kusma, spinal kaynaklı spastisitesi olan hastalara göre serebral kaynaklı spastisitesi olan hastalarda daha sık görülmektedir.

Deri ve deri altı doku hastalıkları

Yaygın:

Ürtiker, prurit, yüz üzerinde veya periferik ödem

Yaygın olmayan:

alopesi, diyaforez

Kas-iskelet, bağ doku ve kemik hastalıkları

Çok yaygın:

Musküler hipotoni (özellikle test fazı sırasında - geçici etkiler)

Yaygın:

Musküler hipertoni

Böbrek ve idrar yolu hastalıkları

Yaygın:

Üriner inkontinans, idrar retansiyonu

Üriner retansiyon, spinal kaynaklı spastisitesi olan hastalara göre serebral kaynaklı spastisitesi olan hastalarda daha sık görülmektedir.

15

Üreme ve meme hastalıkları

Yaygın:

Cinsel işlev bozuklukları (İntratekal baklofen ereksiyon ve ejekülasyona sebep olabilir. Bu etki baklofenin kesilmesi ilegiderilir.)

Genel ve uygulama bölgesine i

işkin hastalıklar

Yaygın:

Asteni, pireksi, ağrı, üşüme, ateş/titreme

Yaygın olmayan

Hipotermi

Seyrek

İlacın verilmesinin aniden bırakılmasının sonucunda potansiyel olarak hayati risk içeren geri çekilme belirtileri (bakınız“Tedavinin bırakılması”)

Burada uygulama sisteminden kaynaklı istenmeyen etkilerden (örneğin implante kateterin ucunda inflammatuar kitle, kateterin yerinden çıkması, lokal enfeksiyon, menenjit, sisteminhatalı manipülasyonundan kaynaklı doz aşımı) söz edilmemektedir.

Bir tarama çalışmasında bir PEG borusunun varlığı, çocuklarda derin enfeksiyonların görülme sıklığını artırmıştır.

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması


Ruhsatlandırma sonrası şüpheli ilaç advers reaksiyonlarının raporlanması büyük önem taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesineolanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu TürkiyeFarmakovijilans Merkezi (TÜFAM)'ne bildirmeleri gerekmektedir (www.titck.gov.tr; e-posta: [email protected]; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99)

4.9. Doz aşımı ve tedavisi

Hasta, tedavinin tamamı boyunca, özellikle de ilk test fazı ve titrasyon fazı sırasında ve ayrıca kısa aralardan sonra intratekal baklofenin uygulanması devam ettiğinde, doz aşımı işaretlerive belirtileri açısından yakından takip edilmelidir.

Doz aşımı belirtileri aniden veya gizlice ortaya çıkabilmektedir.

Doz aşımı belirtileri: Aşırı musküler hipotoni, uyku hali, sersemlik, baş dönmesi, sedasyon, epileptik nöbetler, bilinç kaybı, pityalizm, bulantı ve kusma.

Majör doz aşımı durumunda; solunum depresyonu, apne ve koma meydana gelmektedir. Örneğin kateter içeriklerinin, kateter geçirgenliği/konumlandırılmasının doğrulanmasısırasında yanlışlıkla intratekal aralığa geçmesi durumunda ciddi doz aşımı meydanagelebilmektedir. Programlama hataları, aşırı hızlı doz artışları ve oral baklofen ile birlikte

16

tedavi, doz aşımının diğer olası nedenleri arasındadır. Pompa işlev bozukluğu da ayrıca araştırılmalıdır.

Tedavi

İntratekal baklofen doz aşımının tedavisi için herhangi bir spesifik antidot bulunmamaktadır. Genel olarak aşağıda yer alan önlemler alınmaktadır:

1) Pompadaki geri kalan baklofeni olabildiğince hızlı boşaltın.

2) Gerekirse ilaç elimine edilene kadar solunum depresyonu olan hastaları intübe edin.

Belirli raporlar, fizostigminin özellikle uyku hali ve solunum depresyonu olmak üzere merkezi sinir sistemi etkilerini ortadan kaldırabildiğini ileri sürmektedir.

Ancak epileptik nöbetler, bradikardi ve kalp iletim bozukluklarına neden olmasından dolayı fizostigmin intravenöz olarak enjekte edilirken dikkatli davranılmalıdır. 5 ila 10 dakikalık birsüre boyunca 1-2 mg fizostigmin I.V ile bir test gerçekleştirilebilir. Bu süre esnasında hastalarçok yakından izlenmelidir. Hastanın olumlu şekilde yanıt vermesi durumunda 1 mg'lıktekrarlı dozlar, yeterli ventilasyonun ve vijilansın korunması için 30 ila 60 dakikalıkaralıklarda verilebilmektedir.

Fizostigmin, çok büyük doz aşımı durumlarında etkili olmayabilmekte ve hastaya suni solunumun yapılması gerekebilmektedir.

Lomber ponksiyonun kontrendike olmaması kaydıyla beyin omurilik sıvısı (CSF) içerisindeki baklofen konsantrasyonunun azaltılması için intoksikasyonun erken aşamasında 30-40 mlbeyin omurilik sıvısının boşaltımı düşünülebilir.

Kardiyovasküler işlevin korunması. Nöbetler sırasında: diazepamın dikkatli şekilde I.V enjeksiyonu.

Fizostigmin, sadece destekleyici önlemlere karşı yanıt vermeyen şiddetli toksisite için önerilmektedir.

Çocuklarda 0.02 mg/kg fizostigmin dozu, dakikada 0.5 mg'ı aşmayan bir hızda IV olarak uygulanabilmektedir. Bu doz, terapötik bir etki elde edilene kadar veya toplam 2 mg'lık birdoz verilene kadar 5 ila 10 dakikalık aralıklarda tekrarlanabilmektedir

5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1. Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grup: Santral etkili kas gevşetici ilaçlar-Diğer santral etkili ilaçlar ATC kodu: M03BX01

17

Baklofen, GABA

B

reseptörlerinin uyarılması ile omurilikte mono ve polisinaptik refleks iletimini yavaşlatmaktadır.

Farmakodinamik etkiler


Baklofenin kimyasal yapısı, bir nörotransmitter inhibitörü olan gamma-aminobütirik asidin (GABA) yapısına paraleldir.

Nöromusküler iletim, baklofen ile değişmemektedir. Baklofen antinosiseptif etkiye sahiptir. Muskuloskeletal spazmların eşlik ettiği nörolojik hastalıklarda baklofenin özellikleri, reflekskası kasılmalarının üzerinde bir etkinin yanı sıra ağrılı spazmların ve klonusun yoğunluğundabelirgin bir azalma formunda da belli olmaktadır.

Klinik etkililik ve güvenlilik


Baklofen, hasta hareketliliğini iyileştirip, hastalara daha fazla bağımsızlık sağlamakta fizyoterapiye olanak sağlamaktadır.

Baklofen sedasyon, somnolans, solunum depresyonu ve kardiyovasküler depresyona yol açarak genel olarak merkezi sinir sistemini zayıflatmaktadır.

İntratekal baklofen, tahrip edici nöroşirürjik prosedürlere alternatif olarak değerlendirilebilir. İntratekal boşluğa doğrudan verilen baklofen, oral yola göre en az 400 ila 1000 kat dahadüşük dozlarda spastisitenin tedavisine olanak sağlamaktadır.

İntratekal bolus.


Tıbbi ürün, genel olarak tek bir intratekal dozun uygulanmasından yarım saat ila bir saat sonra etki etmeye başlamaktadır. Doruk spazmolitik etki, dozdan yaklaşık 4 saat sonrabelirginleşmekte ve etkisi 4 ila 8 saat sürmektedir. Etkinin başlangıcı, doruk yanıt ve etkininsüresi; doz, belirtilerin şiddeti ve uygulama yöntemi ve hızına bağlı olarak bireyler arasındadeğişiklik gösterebilmektedir.

Sürekli infüzyon

Baklofenin antispazmodik etkisi sürekli infüzyon başlatılmasından 6-8 saat sonra başlamaktadır ve 24-48 saat içerisinde pike ulaşmaktadır.

18

5.2. Farmakokinetik özelliklerGenel özellikler

İntratekal uygulama yönteminin doğası ve beyin omurilik sıvısının (BOS) yavaşlamış dolaşımı, aşağıda yer alan kinetik parametreler değerlendirilirken hesaba katılmalıdır.

Emilim


Beyin omurilik sıvısının içerisine doğrudan infüzyon, absorpsiyon proseslerinin ihmal edilmesine olanak sağlamaktadır ve ayrıca omuriliğin dorsal boynuzunda etkin maddeninadsorpsiyon yoluyla reseptör bölgelerine temas etmesine olanak sağlamaktadır.

Dağılım


Tek bir intratekal bolus enjeksiyonu/kısa süreli infüzyonu takiben dağılım hacmi, beyin omurilik sıvısı içerisinde mevcut seviyelerden hesaplanmış 22 ile 157 ml arasındadır. Sürekliintratekal infüzyonlar şeklinde verildiğinde 50 ila 1200 mikrogramlık günlük dozlar, lomberbeyin omurilik sıvısında 130 - 1240 ng/ml'lik baklofen kararlı durum konsantrasyonlarınaneden olmaktadır. Beyin omurilik sıvısında ölçülen yarılanma süresine göre kararlı durumbeyin omurilik sıvısı konsantrasyonları 1 ila 2 gün içerisinde elde edilmektedir. İntratekalinfüzyon sırasında plazma konsantrasyonları 5 ng/ml'yi aşmamaktadır. Bu, baklofenin kan-beyin bariyerinden geçişinin yavaş olduğunu doğrulamaktadır.

Eliminasyon


50 ila 136 mikrogram baklofenden oluşan tek bir intratekal bolus enjeksiyonu/kısa süreli infüzyonu takiben beyin omurilik sıvısının eliminasyon yarılanma süresi 1 ila 5 saat arasındadeğişkenlik göstermektedir. Baklofenin kararlı durumdaki beyin omurilik sıvısınıneliminasyon yarılanma süresi belirlenmemiştir.

Ortalama beyin omurilik sıvısı klerensi, implante edilebilir bir pompanın kullanılması ile lomber subaraknoid aralıkta hem tek bir bolus enjeksiyonu hem de sürekli infüzy ondan sonraortalama 30 ml/saatttir.

Sürekli intratekal infüzyon sırasında kararlı duruma ulaşıldığında bir baklofen konsantrasyon gradyanı, lomber beyin omurilik sıvısı (BOS) ve subaraknoid sisternal beyin omurilik sıvısı(BOS) arasında 1.8:1 ve 8.7:1 (ortalama= 4:1) aralığında oluşturulur. Bu, ilacın beyinmerkezlerinin üzerindeki etkisinden dolayı daha az advers merkezi sinir etkisi ile üstekstremiteleri çok fazla etkilemeden alt ekstremitelerin spastisitesinin etkili bir şekilde tedaviedilebilmesinden dolayı klinik açıdan önem taşımaktadır.

19

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgilerGeriyatrik popülasyon


İntratekal uygulama baklofenin uygulanmasından sonra yaşlı hastalarda farmakokinetik veri mevcut değildir. Tek doz oral formülasyon uygulandığında veriler, yaşlı hastaların daha yavaşeliminasyona sahip olduğunu, ancak genç yetişkinlere kıyasla baklofene benzer sistemikmaruziyete sahip olduğunu göstermektedir. Ancak bu sonuçların, çoklu doz tedavisineekstrapolasyonu, genç yetişkinler ve yaşlı hastalar arasında kayda değer herhangi birfarmakokinetik fark göstermemektedir.

Pediyatrik popülasyon


Pediyatrik hastalarda ilgili plazma konsantrasyonların 10 ng/mL'de veya altındadır.

Karaciğer yetmezliği


İntratekal uygulama baklofenin uygulanmasından sonra karaciğer yetmezliği olan hastalarda farmakokinetik veri mevcut değildir. Ancak baklofenin dağılımda karaciğerin önemli bir roloynamamasından dolayı farmakokinetik özelliklerinin, karaciğer yetmezliği olan hastalardaklinik olarak önemli bir seviyeye değişmesi olası değildir.

Böbrek yetmezliği


İntratekal uygulama baklofenin uygulanmasından sonra böbrek yetmezliği olan hastalarda farmakokinetik veri mevcut değildir. Baklofenin esas olarak böbreklerden değişmemiş şekildeatılmasından dolayı böbrek yetmezliği olan hastalarda değişmemiş ilacın birikimi göz ardıedilemez.

5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri

Sıçanlar üzerinde gerçekleştirilen 2 yıllık bir çalışma (oral yol); baklofenin karsinojenik olmadığını göstermiştir. Bu çalışma; yumurtalık kistlerinin görülme sıklığında doza bağlı birartışın ve hipertropik ve/veya kanamalı adrenal bezlerin görülme sıklığında daha az belirginartışın meydana geldiğini göstermiştir. Bu bulguların klinik ilişkisi bilinmemektedir. İn vivove in vitro mutajenez testlerde, mutajenik etki görülmemiştir. Oral baklofen, yüksek dozlardasıçanların fetüsünde omfaloselin (ventral fıtık) görülme sıklığını arttırmaktadır. Farelerdeteratojenik etki görülmemiştir. Yüksek dozda oral baklofen verilen sıçanların fetüslerindetamamlanmamış sternebral ossifikasyon görülme sıklığının arttığı gözlemlenmiştir. Yüksek

20

dozda oral baklofen, aynı zamanda tavşan fetüslerinde ön ve arka bacakların osifiye edilmemiş falanjiyal nukleusun görülme sıklığını arttırmaktadır.

6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER6.1. Yardımcı maddelerin listesi

Sodyum klorür Enjeksiyonluk su

6.2. Geçimsizlikler

Dekstroz, bu iki kimyasal arasında kimyasal reaksiyon gerçekleştiği için baklofen ile geçimsizlik göstermektedir. Bu tıbbi ilaç Bölüm 6.6'da belirtilen ürünler dışında diğer tıbbiürünler ile karıştırılmamalıdır.

6.3. Raf ömrü

24 ay

Mikrobiyolojik açıdan ürün hemen kullanılmalıdır. Eğer hemen kullanılmaz ise, saklama zamanı ve saklama koşulları kullanıcının sorumluluğundadır.

6.4. Saklamaya yönelik özel tedbirler

Isıdan koruyarak 30°C altındaki oda sıcaklığında saklanmalıdır.

Sulandırarak hazırlanmış baklofen çözeltisi, hazırlanmasından sonraki 24 saat içerisinde kullanılmalıdır.

6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği

BACLOREX 1 adet 1 ml'lik tip I renksiz cam ampul ve kullanma talimatı ile kullanıma sunulmaktadır.

6.6. Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller 'Tıbbi atıkların kontrolü yönetmeliği' ve 'Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü yönetmelikleri'ne uygun olarak imha edilmelidir.

Kullanım talimatları/işlem talimatları.


İntratekal baklofen, intratekal enjeksiyon ve sürekli infüzyon için tasarlanmış ve her bir infüzyon sistemine eşlik eden spesifikasyonlara göre uygulanmaktadır.

21

Stabilite


Mümkün olması durumunda uygulamadan önce parenteral kullanım için tıbbi ürünler, partiküler madde varlığı ve renk değişimi bakımından kontrol edilmelidir.

Spesifik uygulama talimatları


Seçilecek kesin konsantrasyon, gerekli toplam günlük doza ve pompanın minimum infüzyon hızına bağlıdır. Lütfen, bütün spesifik öneriler için üreticinin kullanım kılavuzuna bakınız.

Seyreltme.


Kullanıcıların, 50, 500 veya 2000 mikrogram/ml'dan farklı konsantrasyon elde etmek istemesi durumunda intratekal baklofen, aseptik koşullar altında steril ve koruyucusuzenjeksiyonluk sodyum klorür çözeltisi içerisinde seyreltilmelidir.

Uygulama sistemleri.


Uzun dönemli intratekal baklofen uygulaması için birçok sistem kullanılmıştır. Bunların arasından doldurulabilir rezervuar ile donatılmış implante edilebilir sistemler olan ve lokalveya genel anestezi durumunda deri altına veya genellikle abdominal duvardaki bir bölgeyeimplante edilebilen AB tarafından onaylanmış pompalardan söz edilebilmektedir. Busistemler, subkutan olarak subaraknoid aralık içerisine geçen bir intratekal kateterebağlanmaktadır. Bu sistemler kullanılmadan önce kullanıcılar; teknik spesifikasyonların verezervuarda baklofenin kimyasal stabilitesinin, intratekal baklofen uygulaması için gereklikoşulların yerine getirilmesini sağlamalıdır.

22

7. RUHSAT SAHİBİ

VEM İLAÇ San. ve Tic. AŞ Maslak Mahallesi AOS 55. Sokak42 Maslak A Blok Sit. No: 2/134Sarıyer/İSTANBUL

8. RUHSAT NUMARASI

2021/203

9. İLK RUHSAT TARİHİ/RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi: 07.07.2021 Ruhsat yenileme tarihi:

10. KÜB'ÜN YENİLENME TARİHİ

23

İlaç Bilgileri

Baclorex 0.05 Mg/ml İntratekal Enjeksiyonluk Çözelti

Etken Maddesi: Baklofen

Pdf olarak göster

Google Reklamları

Ana Sayfa | Hakkımızda | İlaçlar | İlaç Ara | İlaç Firmaları | Gizlilik | Bize Ulaşın

Telif Hakkı 2008-2024 © İlaç Prospektüsü. Tüm Hakları Saklıdır.
Uyarı: Sitemizde yayınladığımız ilaç bilgileri ile doktora danışmadan kesinlikle ilaç kullanmayınız!
Aksi halde doğabilecek sağlık sorunlarından ilacprospektusu.com sorumlu tutulamaz.