Alfabetik İlaç RehberiDetaylı İlaç AraYeni Listelenilen İlaçlarEn Çok Aranan İlaçlarPazarda Bulunamayan İlaçlar

Delotran 3.125 Mg Tablet Kısa Ürün Bilgisi

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1. TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

DELOTRAN 3,125 mg tablet

2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİMİ

Her bir tablet;

Etkin madde

Karvedilol.....................................................................3,125 mg

Yardımcı maddeler

Laktoz monohidrat (inek sütü kaynaklı)....................67,593 mg

Sukroz..........................................................................21,25 mg

Diğer yardımcı maddeler için bölüm 6.1'e bakınız.

3. FARMASÖTİK FORM

Tablet

Açık pembe renkli, hafif benekli, yuvarlak bikonveks tablet

4. KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1 Terapötik endikasyonlar

Hipertansiyon


Karvedilol, esansiyel hipertansiyon tedavisinde endikedir. Tek başına ya da diğer antihipertansif ajanlarla (kalsiyum kanal blokörleri ve diüretikler; özellikle tiyazid diüretiklerle)birlikte kullanılabilir.

Koroner kalp hastalığı


Stabil anjinanın profilaktik tedavisi için kullanılır.

Kronik kalp yetmezliği


Karvedilol, stabil, hafif, orta ve ağır kronik kalp yetmezliği tedavisinde endikedir. Genellikle Anjiyotensin Dönüştürücü Enzim (ADE) inhibitörleri, diüretikler ve opsiyonel olarakdijitallerle (standart tedavi) birlikte kullanılır.

4.2 Pozoloji ve uygulama şekliPozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:

Karvedilol tedavisi uzun süreli bir terapidir.

Tedavi birdenbire kesilmemeli ve kesileceği zaman da haftalar içinde gittikçe azaltılarak kesilmelidir. Bu durum özellikle aynı zamanda koroner arter hastalığı olan hastalar içinönemlidir.

Doktor tarafından başka şekilde tavsiye edilmediği takdirde;

Esansiyel hipertansiyon:

Tedavinin başlangıcında ilk 2 gün için önerilen doz günde bir kez 12.5 mg'dır. Bundan sonrası için önerilen doz günde bir kez 25 mg'dır. Gerekirse doz, en az 2 haftalık aralıklarla artırılarak

1 / 15

günde bir kez ya da ikiye bölünerek günlük maksimum doz olan 50 mg'a çıkarılabilir.

Koroner kalp hastalığı:

Tedavinin başlangıcında ilk 2 gün için önerilen doz günde iki kez 12.5 mg'dır. Bundan sonrası için önerilen doz günde iki kez 25 mg'dır. Gerekirse doz, en az 2 haftalık aralıklarla artırılarakgünlük maksimum doz olan 100 mg'a çıkarılabilir (günde iki kez).

Semptomatik, stabil, kronik kalp yetmezliği:

Dozaj kişiye göre ayarlanmalı ve dozun artırılması sırasında bir doktor tarafından yakından izlenmelidir. Dijital, diüretik ve Anjiyotensin Dönüştürücü Enzim (ADE) inhibitörleri kullananhastalarda karvedilol tedavisine başlamadan önce bu ilaçların dozları stabilize edilmelidir.

Tedavi başlangıcında önerilen doz, 2 hafta boyunca günde iki kez 3.125 mg'dır. Bu doz tolere ediliyorsa doz, en az iki haftalık aralıklarla önce günde iki kez 6.25 mg, sonra günde iki kez12.5 mg ve sonra da günde iki kez 25 mg'a çıkarılabilir. Doz hastanın tolere edebildiği enyüksek düzeye kadar artırılmalıdır.

Hafif, orta ya da ağır kronik kalp yetmezliği olan 85 kilogramın altındaki hastalarda önerilen maksimum doz günde iki kez 25 mg'dır. Hafif ya da orta şiddette kalp yetmezliği olan 85kilogramın üzerindeki hastalarda önerilen maksimum doz ise günde iki kez 50 mg'dır.

Her doz artırımından önce hasta, ağırlaşan kalp yetmezliği ya da vazodilatasyon semptomları açısından bir doktor tarafından değerlendirilmelidir. Kalp yetmezliğinde geçici kötüleşme veyasıvı retansiyonu diüretik dozu artırılarak tedavi edilmelidir; nadiren karvedilolün dozunuazaltmak ya da geçici olarak karvedilol tedavisini durdurmak gerekebilir. Karvedilol tedavisinebir haftadan uzun bir süre ara verilmişse, tedaviye günde iki kez daha düşük dozla başlanmasıve yukarıda belirtilen doz artırımının uygulanması önerilir. Karvedilol tedavisine iki haftadanuzun bir süre ara verilmişse, tedaviye günde iki kez 3.125 mg ile başlanması ve yukarıdabelirtilen doz artırımının uygulanması önerilir.

Vazodilatasyon semptomlarının tedavisinde başlangıç olarak diüretiklerin dozu azaltılmalıdır. Semptomlar devam ederse, ADE inhibitörü (eğer kullanılıyorsa) dozu düşürülebilir, bunundevamında da gerekirse karvedilol dozu azaltılabilir. Bu şartlar altında, ağırlaşan kalpyetmezliği ya da vazodilatasyon semptomları stabilize oluncaya kadar karvedilol dozuartırılmamalıdır.

Uygulama şekli:

Tablet su ile alınmalıdır. Kronik kalp yetmezliği hastalarında DELOTRAN yiyecekle birlikte verilmelidir.

Özel popülasyona ilişkin ek bilgiler:

Böbrek yetmezliği:

Değişik derecelerde böbrek disfonksiyonu (böbrek yetmezliği dahil) olan hastalarla ilgili mevcut farmakokinetik verilere göre, orta ve ağır şiddette böbrek yetmezliği olan hastalarda

2 / 15

karvedilol doz şemasında değişiklik önerilmez.

Karaciğer yetmezliği:

Karvedilol karaciğer disfonksiyonu klinik olarak belirgin olan hastalarda kontrendikedir.

Pediyatrik popülasyon:

Çocuklarda (<18 yaş) güvenliliği ve etkililiği değerlendirilmemiştir.

Geriyatrik popülasyon:

Semptomatik kronik kalp yetmezliği: özel kulanım gerektirmez.

Hipertansiyon: Başlangıç dozu olarak günlük 12.5mg önerilir. Bu bazı olgularda tatminkar kontrol sağlar. Yanıt yetersiz olduğunda, doz günde bir kez ya da bölünmüş dozlarda günlük enfazla 50 mg.'a çıkarılabilir.

Anjina: Önerilen en yüksek günlük doz bölünmüş olarak verilen 50mg'dır.

4.3 Kontrendikasyonlar

Karvedilol aşağıdaki hastalarda kullanılmamalıdır:

- Karvedilol veya ilacın içerdiği diğer yardımcı bileşenlere aşırı duyarlılık

- Stabil olmayan/dekompanse kalp yetmezliği

- Klinik olarak belirgin karaciğer disfonksiyonu,

- Önemli ölçüde sıvı tutulumu olan hastalar

Diğer P-blokörlerle olduğu gibi, karvedilol şu hastalarda kullanılmamalıdır:

- 2. ve 3. derece AV bloğu (kalıcı pacemaker yerleştirilmediyse)

- Ağır bradikardi (<50 atım/dakika),

- Hasta sinüs sendromu (sino-atriyal blok dahil)

- Ağır hipotansiyon (sistolik kan basıncı <85 mmHg),

- Kardiyojenik şok,

- Bronkospazm ya da astım öyküsü olan hastalar

- Metabolik asidoz

4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Kronik konjestif kalp yetmezliği:

Konjestif kalp yetmezliği olan hastalarda, karvedilolün doz artırımı sırasında kalp yetmezliğinde kötüleşme ya da sıvı retansiyonu görülebilir. Bu durumda,diüretikler artırılmalı, klinik denge oluşuncaya kadar karvedilol dozu artırılmamalıdır. Bazenkarvedilol dozunu azaltmak ya da nadir olarak ilacın kullanımını geçici olarak durdurmak dagerekebilir. Bu tür dönemler, karvedilolün sonradan başarıyla uygulanmasını engellemez. Heriki ilacın da AV iletiyi yavaşlatması nedeniyle, karvedilol dijital glikozidleri ile kombine olarakkullanıldığında dikkat edilmelidir.

Konjestif kalp yetmezliğinde böbrek fonksiyonu:

Konjestif kalp yetmezliği ile birlikte düşük kan basıncı (sistolik KB <100 mm Hg), iskemik kalp hastalığı ve yaygın damar hastalığıve/veya altta yatan böbrek yetmezliği olan hastalarda karvedilol tedavisiyle renalfonksiyonlarda geri dönüşlü kötüleşme saptanmıştır. Bu risk faktörlerini taşıyan konjestif kalp

3 / 15

yetmezliği hastalarında, dozun arttırılması sırasında böbrek fonksiyonları izlenmeli ve böbrek yetmezliğinin kötüleşmesi durumunda doz azaltılmalı ya da ilaç kesilmelidir.

Kronik obstruktif akciğer hastalığı:

Bronkospazm gözlenen kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) bulunan ve oral ya da inhalasyon yolu ile ilaç almayan hastalarda karvedilol ancakpotansiyel yarar potansiyel riskten daha fazlaysa kullanılmalıdır. Bronkospazm eğilimi olanhastalarda, solunum yolundaki olası bir direnç artışı nedeniyle solunum distresi gözlenebilir.Karvedilole başlangıç aşamasında ve doz artırımı sırasında hastalar yakından izlenmeli vetedavi sırasında bronkospazm görülürse karvedilol dozu azaltılmalıdır.

Diyabet:

Akut hipogliseminin erken belirti ve semptomlarının maskelenebilmesi ya da azalabilmesi nedeniyle diabetes mellitus hastalarında karvedilol kullanımında dikkatliolunmalıdır. Kronik kalp yetmezliği bulunan diyabetli hastalarda, karvedilol kullanımı kanglukozunun kontrolünü güçleştirebilir. İlacın P-blokör özellikleri nedeniyle latent diabetesmellitus belirginleşebilir, belirgin diyabet kötüleşebilir ve kan glukoz regülasyonu bozulabilir.

Periferik damar hastalığı:

P-blokörler arteriyel yetmezlik semptomlarını hızlandırabileceği ya da şiddetlendirebileceğinden, periferik damar hastalığı olanlarda karvedilol dikkatlikullanılmalıdır.

Raynaud fenomeni:

Periferik dolaşım bozukluğu olan hastalarda semptomlar

şiddetlenebileceğinden karvedilol dikkatli kulanılmalıdır.

Tirotoksikoz:

P-blokör özelliği olan diğer ajanlarda olduğu gibi karvedilol de tirotoksikoz semptomlarını gizleyebilir.

Anestezi ve genel cerrahi:

Genel cerrahi uygulanan hastalarda, karvedilol ve anestezik ilaçların sinerjistik negatif inotropik etkileri nedeniyle dikkatli olunmalıdır.

Bradikardi:

Karvedilol bradikardiye neden olabilir. Nabız dakikada 55 atımın altına düşerse karvedilol dozu azaltılmalıdır.

Aşırı duyarlılık:

P-blokörlerin alerjenlere duyarlılığı ve anafilaktik reaksiyonların derecesini artırabilmesi nedeniyle ciddi aşırı-duyarlılık reaksiyonu öyküsü olan ve desensitizasyon(duyarsızlaştırma) tedavisi uygulanan hastalarda karvedilol dikkatle kullanılmalıdır.

Psoriazis:

P-blokörle tedaviye bağlı psoriazis öyküsü olan hastalarda karvedilol ancak yarar risk tablosu dikkate alınarak kullanılmalıdır.

Kalsiyum kanal blokörleriyle birlikte kullanım:

Verapamil ya da diltiazem türü kalsiyum kanal blokörleriyle veya diğer antiaritmik ilaçlarla birlikte karvedilol tedavisi uygulanan hastalarda,EKG ve kan basıncının dikkatle izlenmesi gerekir.

4 / 15

Feokromositoma:

Feokromositomalı hastalarda, P-blokör kullanılmadan önce bir a-blokör uygulamasına başlanmalıdır. Karvedilol hem a-blokör, hem P-blokör farmakolojik aktivitegöstermesine rağmen, bu koşullarda kullanımıyla ilgili deneyim yoktur. Bu nedenle,feokromositomadan kuşkulanılan hastalarda karvedilol uygulamasında dikkatli olunmalıdır.

Prinzmetal varyant anjina:

Prinzmetal varyant anjinası bulunan hastalarda non-selektif P-blokör aktivite göğüs ağrısına neden olabilir. Karvedilolün a-blokör aktivitesi bu tür semptomları önleyebilse de, böyle hastalarda karvedilol kullanımıyla ilgili klinik deneyimyoktur. Yine de, Prinzmetal varyant anjinasından şüphelenilen hastalarda karvedilol dikkatlekullanılmalıdır.

Kontakt lens:

Kontakt lens kullananlar gözyaşında azalma riskini gözönünde bulundurmalıdır.

Kesilme sendromu:

Özellikle iskemik kalp hastalığı olanlarda, karvedilol tedavisi birdenbire kesilmemelidir. Bu hastalarda karvedilolun kesilmesi aşamalı olmalıdır (2 haftalık süre içinde).

Ciddi deri reaksiyonları (SCARs):

Karvedilol kullanımına bağlı çok seyrek olarak Steven Johnson Sendromu (SJS) ve Toksik Epidermal Nekroliz (TEN) gibi ciddi deri reaksiyonlarırapor edilmiştir (bkz. Bölüm 4.8. İstenmeyen etkiler). Karvedilol tedavisine bağlı olduğudüşünülen ciddi deri reaksiyonu görülen hastalarda karvedilol kullanımı derhal kesilmelidir.

Semptomatik hipotansiyon ve senkop görülebilir.

DELOTRAN laktoz monohidrat içermektedir bu yüzden nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktaz yetmezliği ya da glukoz-galaktoz malabsorpsiyon problemi olan hastaların bu ilacıkullanmamaları gerekir.

DELOTRAN sukroz içermektedir bu yüzden nadir kalıtımsal fruktoz intoleransı, glukoz-galaktoz malabsorpsiyon veya sukraz-izomaltaz yetmezliği problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.

4.5 Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Farmakokinetik etkileşmeler:


Karvedilol, P-glikoproteinin substratı olmanın yanı sıra aynı zamanda inhibitörüdür. Bu nedenle, P-glikoprotein ile taşınan ilaçların biyoyararlanımı, birlikte alınan karvedilol ileartabilir. Buna ek olarak, karvedilolün biyoyararlanımı, P-glikoproteinin indükleyicileri veyainhibitörleri ile değiştirilebilir.

CYP2D6 ve CYP2C9 inhibitörlerinin yanı sıra indükleyicileri de sistemik ve/veya presistemik karvedilol metabolizmasını stereoseçici olarak değiştirebilir ve bu da R ve S-karvedilolünartmış veya azalmış plazma konsantrasyonlarına yol açar. Hastalarda veya sağlıklı deneklerdegözlemlenen bazı örnekler aşağıda liste halinde verilmiştir ancak liste ayrıntılı değildir.

5 / 15

Digoksin: Digoksin ve karvedilolün birlikte uygulanmasında digoksinin konsantrasyonları %15 kadar artar. Hem karvedilol hem de kalp glikozidleri AV iletimini yavaşlatır.

Karvedilole başlandığında, doz ayarlandığında ya da tedavi kesildiğinde digoksin düzeylerinin daha dikkatle izlenmesi önerilir.

İnsülin ve oral hipoglisemik ilaçlar: P- blokör etkili ilaçlar insülin ve oral hipoglisemiklerin kan şekerini düşürücü etkisini artırabilirler. Hipoglisemi belirtileri maskelenebilir veya azalabilir(özellikle taşikardi). Bu nedenle insülin ya da oral hipoglisemik kullanan hastaların kanglukozunun düzenli olarak izlenmesi önerilir.

Karaciğer metabolizması indükleyici ve inhibitörleri (CYP2D6 ve CYP2C9): Rifampisin karvedilol plazma konsantrasyonlarını yaklaşık %70 azaltır. Simetidin EAA'ı yaklaşık

%

30artırır fakat maksimum konsantrasyon (Cmaks )'da değişikliğe yol açmaz.

Rifampisin gibi karma fonksiyonlu oksidaz indükleyici alan hastalarda karvedilolün serum düzeyleri azalabileceğinden ve simetidin gibi karma fonksiyonlu inhibitörleri alanların serumdüzeyleri artabileceğinden bu hastalar dikkatle izlenmelidir.

Simetidinin karvedilol düzeyleri üzerindeki etkisi düşük olduğundan herhangi bir klinik etkileşme olasılığı minimumdur.

Katekolamin-deplesyonuna neden olan ilaçlar: P-blokör özellikleri olan ilaçlarla birlikte katekolamin deplesyonuna neden olan bir ilaç (ör. rezerpin ve/veya monoamin oksidazinhibitörleri) alan hastalar hipotansiyon ve/veya şiddetli bradikardi belirtileri açısındanyakından izlenmelidir.

Siklosporin: Kronik vasküler rejeksiyon görülen 21 böbrek transplant hastası üzerinde karvedilol tedavisi sonrası ortalama siklosporin konsantrasyonlarında hafif artışlargözlenmiştir. Hastaların yaklaşık %30'unda, siklosporin konsantrasyonlarını terapötik aralıktatutmak amacıyla siklosporin dozunun azaltılması gerekirken diğer hastalarda herhangi birayarlama gerekmemiştir. Ortalamada, bu hastalarda siklosporinin dozu yaklaşık %20azaltılmıştır. Gereken doz ayarlamasının kişiden kişiye geniş ölçüde değişkenlik göstermesinedeniyle, siklosporin konsantrasyonlarının karvedilol tedavisine başlanmasından sonrayakından izlenmesi ve siklosporin dozunun uygun şekilde ayarlanması önerilir.

Verapamil, diltiazem ve diğer antiaritmikler: Karvedilolle kombinasyon halinde AV iletim bozuklukları riskini artırabilirler (Bkz. Kullanım İçin Özel Uyarılar ve Özel Önlemler).

Fluoksetin: Kalp yetmezliği olan 10 hastada gerçekleştirilen randomize, çapraz geçişli çalışmada, güçlü bir CYP2D6 inhibitörü olan fluoksetinin birlikte uygulanması, ortalama R(+)enantiomer AUC'sinde %77 artış ile karvedilol metabolizmasının stereoseçici inhibisyonu ilesonuçlanmıştır.

6 / 15

Ancak, tedavi edilen gruplar arasında advers etkiler, kan basıncı veya kalp atım hızı açısından hiçbir fark gözlenmemiştir.

Farmakodinamik etkileşmeler:


Klonidin: Klonidinin P-blokör ilaçlarla birlikte uygulanması kan basıncını ve kalp atım hızını düşürücü etkilerini potansiyalize edebilir. Klonidinin P-blokör ilaçlarla birlikte uygulandığıtedavi sonlandırılmak istendiğinde, P-blokör ajan önce kesilmelidir. Klonidin tedavisi birkaçgün sonra doz kademeli olarak düşürülerek kesilebilir.

Kalsiyum kanal blokörleri: (Bkz. Kullanım İçin Özel Uyarılar ve Özel Önlemler) Karvedilol ve diltiazem birlikte oral yolla uygulandığında izole olgularda ileti bozukluğu (nadirenhemodinamik denge bozukluğu ile birlikte) gözlenmiştir. P-blokör aktivitesi olan diğer ilaçlardaolduğu gibi, verapamil ya da diltiazem türü kalsiyum kanal blokörleri oral yoldan karvedilollebirlikte uygulandığında, EKG ve kan basıncı dikkatle izlenmelidir.

P-blokör aktivitesi olan diğer ajanlarda olduğu gibi karvedilol, birlikte uygulanan antihipertansif etkili (örn.al reseptör antagonistleri), ya da advers etki profilinin bir parçası dahipotansiyon olan ilaçların etkisini güçlendirebilir.

Anestezi sırasında karvedilol ve anestezik ilaçların sinerjistik negatif inotropik ve hipotansif etkilerine çok dikkat edilmesi gerekir.

NSAİ ilaçlar: Steroid yapıda olmayan antiinflamatuvar ilaçlar ile eş zamanlı kullanımı, kan basıncında artışa neden olabilir ve kan basıncı kontrolünü azaltabilir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler Pediatrik popülasyon:

Çocuklarda (<18 yaş) güvenliliği ve etkililiği değerlendirilmemiştir.

4.6 Gebelik ve laktasyonGenel tavsiye

Gebelik kategorisi C'dir. 2. ve 3. trimestirde D'dir.

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar / Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

Karvedilolun çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlardaki kullanımına ilişkin yeterli veri bulunmamaktadır.

Gebelik dönemi

Karvedilolun gebe kadınlarda kullanımına ilişkin yeterli veri bulunmamaktadır.

Hayvan çalışmaları gebelik, embriyonal/fötal gelişim, doğum ve postnatal gelişim üzerindeki etkisi açısından yetersizdir (bkz bölüm 5.3). İnsandaki potansiyel risk bilinmemektedir.

Beta blokörler, plasental perfüzyonu azaltır; bu da, rahim içi fetüs ölümü ve immatür ve prematüre doğumlara neden olabilir. Buna ek olarak, fetüste ve yeni doğanda advers etkiler

7 / 15

(özellikle hipoglisemi ve bradikardi) görülebilir. Doğum sonrası dönemde, kardiyak ve Pulmoner komplikasyonlarda risk artışı olabilir. Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar,karvedilol ile teratojenisite oluşumuna dair sübstantif kanıt sunmamıştır.

DELOTRAN gerekli olmadıkça gebelikte kullanılmamalıdır (beklenen yararlar potansiyel risklerden fazla ise).

Laktasyon dönemi

Karvedilolun insanda süte geçip geçmediği bilinmemektedir. Hayvan çalışmaları karvedilol ve metabolitlerinin süte geçtiğini göstermiştir. Emzirmenin ya da DELOTRAN tedavisinin kesilipkesilmeyeceği kararı, emzirmenin çocuk için yararı ile DELOTRAN tedavisinin kadın içinyararı dikkate alınarak verilmelidir.

Üreme yeteneği (Fertilite)

Veri bulunmamaktadır.

4.7 Araç ve makine kullanımı üzerine etkiler

Karvedilolün hastaların araç ya da makine kullanma becerisi üzerine etkisi konusunda hiçbir çalışma yapılmamıştır. Kişiden kişiye değişiklik gösteren reaksiyonlar (başdönmesi,yorgunluk) nedeniyle araç ve makine kullanma ya da yardımsız çalışma yeteneği bozulabilir.Bu durum özellikle tedavinin başlangıcı, doz artımı sonrası, ilaç değişimi ve birlikte alkolkullanıldığı zamanlar için geçerlidir.

4.8 İstenmeyen etkiler

Sıklık kategorileri aşağıdaki gibidir:

Çok yaygın (>1/10); yaygın (>1/100 ila <1/10); yaygın olmayan (>1/1.000 ila <1/100); seyrek (>1/10.000 ila <1/1.000); çok seyrek (<1/10.000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketletahmin edilemiyor).

Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar

Yaygın :Bronşit, pnömoni, üst solunum yolu enfeksiyonu, üriner sistem

enfeksiyonu

Kan ve lenf sistemi hastalıkları

Yaygın SeyrekÇok seyrek

:Anemi

:Trombositopeni

:Lökopeni

Bağışıklık sistemi hastalıkları

Çok seyrek : Hipersensitivite (alerjik reaksiyon)

8 / 15

Metabolizma ve beslenme hastalıkları

Yaygın :Kilo artışı, hiperkolesterolemi, önceden diyabeti olan hastalarda

bozulmuş kan glikoz kontrolü (hiperglisemi, hipoglisemi)

Psikiyatrik hastalıkları

Yaygın :Depresyon, depresif duygudurum

Yaygın olmayan :Uyku bozuklukları

Sinir sistemi hastalıkları

Çok yaygın :Baş dönmesi, baş ağrısı

Yaygın olmayan :Presenkop, senkop, parestezi

Göz hastalıkları

Yaygın :Görme bozuklukları, gözsalgısında azalma(gözkuruması),göz

iritasyonu

Kardiyak hastalıkları

Çok yaygın : Kardiyak yetmezlik

Yaygın :Bradikardi, ödem (generalize, periferal, bağımlı ve genital ödem,

bacaklarda ödem dahil), hipervolemi, aşırı sıvı yüklenmesi Yaygın olmayan :Atriyo-ventriküler blok (AV blok), anjina pektoris

Vasküler hastalıkları

Çok yaygın :Hipotansiyon

Yaygın :Ortostatik hipotansiyon,periferal dolaşımbozuklukları(soğuk

ekstremiteler, periferik damar hastalığı, aralıklı topallama alevlenmesi ve Reynaud fenomeni)

Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar

Yaygın :Dispne, pulmoner ödem, predispoze hastalarda astım

Seyrek :Nazal konjesyon, hırıltı ve grip benzeri semptomlar

Gastrointestinal hastalıkları

Yaygın :Bulantı, ishal, kusma, dispepsi, karın ağrısı

Yaygın olmayan :Konstipasyon

Seyrek :Ağız kuruluğu

Hepatobiliyer hastalıkları

Çok seyrek :Alanin aminotransferaz (ALT), aspartat aminotransferaz (AST) ve

gama-glutamil-transferaz (GGT) değerlerinde yükselme

9 / 15

Deri ve deri altı doku hastalıkları

Yaygın olmayan :Deri reaksiyonları (örn. alerjik ekzantem, dermatit, terlemenin artması, ürtiker, kaşıntı, psöriyatik ve liken planus benzeri deri lezyonları),alopesi

Çok seyrek :Steven Johnson Sendromu (SJS) ve Toksik Epidermal Nekroliz (TEN)

gibi ciddi deri reaksiyonları (bkz. Bölüm 4.4. Önemli kullanım uyarıları ve önlemleri)

Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları

Yaygın : Ekstremitelerde ağrı

Böbrek ve idrar yolu hastalıkları

Yaygın :Böbrek yetmezliği ve yaygın damar hastalığı ve / veya altta yatan böbrek

yetmezliği olan hastalarda, böbrek fonksiyon bozuklukları, işeme bozuklukları

Çok seyrek :Kadınlarda idrar tutamama

Üreme sistemi ve meme hastalıkları

Yaygın olmayan :Erektil disfonksiyon

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar

Çok yaygın :Asteni (yorgunluk)

Yaygın :Ağrı

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması


Ruhsatlandırma sonrası şüpheli ilaç advers reaksiyonlarının raporlanması büyük önem taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesineolanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu TürkiyeFarmakovijilans Merkezi (TÜFAM)'ne bildirmeleri gerekmektedir. (www.titck.gov.tr; e-posta:[email protected]; tel: 0800 314 0008; faks: 0312 218 35 99)

4.9 Doz aşımı

İntoksikasyon semptomları

Doz aşımı durumunda ağır hipotansiyon, bradikardi, kalp yetmezliği, kardiyojenik şok ve kalp durması görülebilir. Ayrıca solunum problemleri, bronkospazm, kusma, bilinç bozukluğu vejeneralize nöbetler de görülebilir.

İntoksikasyon tedavisi: Genel prosedürlerin yanı sıra, gerekirse yoğun bakım şartlarında, yaşamsal parametreler izlenmeli ve düzeltilmelidir. Aşağıdaki destekleyici tedaviler deuygulanabilir:

Hasta yatar pozisyonda olmalıdır.

Atropin: 0.5-2 mg i.v. (aşırı bradikardi için)

10 / 15

Glukagon: başlangıçta 1-10 mg i.v., sonra uzun süreli infüzyon olarak 2-5 mg/saat (kardiyovasküler fonksiyonu desteklemek amacıyla).

Vücut ağırlığına ve etkilerine bağlı olarak kullanılabilecek sempatomimetikler: dobutamin, izoprenalin, orsiprenalin ya da adrenalin. Pozitif inotropik etki gerekiyorsa, milrinon gibifosfodiesteraz inhibitörleri kullanılması düşünülmelidir.

İntoksikasyon profilinde periferik vazodilatasyon öne çıkıyorsa, dolaşım koşulları sürekli izlenerek norfenefrin ya da noradrenalin verilebilir.

İlaca dirençli bradikardi durumunda ''pacemaker'' uygulanmalıdır.

Bronkospazm tedavisi: Bronkospazm durumunda, P-sempatomimetikler (aerosol veya i.v.) ya da aminofilin i.v. verilmelidir.

Nöbet tedavisi: Nöbetlerde, diazepam ya da klonazepamın yavaş i.v. enjeksiyonu önerilir. Önemli Not:

Şok semptomları görülen ağır intoksikasyonda, yeterince uzun bir süre destekleyici tedaviye devam edilmelidir, çünkü karvedilolün eliminasyon yarı-ömrünün uzaması ve daha derinkompartmanlardan yeniden dağılımı beklenebilir. Destekleyici/antidot tedavisinin süresi aşırıdozun şiddetine bağlıdır. Hastanın durumu stabilize olana kadar destekleyici tedavisürdürülmelidir.

5. Farmakolojik özellikler5.1 Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grup: a ve P adrenerjik reseptör blokörü ATC kodu: C07AG02

Karvedilol, al, pi ve P2 adrenerjik reseptör blokajı özelliği olan bir adrenerjik reseptör blokörüdür. Karvedilolün organ koruyucu etkileri olduğu gösterilmiştir. Karvedilol etkili birantioksidandır ve reaktif oksijen radikallerini ortadan kaldırır. Karvedilol rasemiktir ve hemR(+), hem S(-) izomerlerinin al adrenerjik reseptör blokajı ve antioksidan özellikleri vardır.Karvedilolün insan damar düz kas hücreleri üzerine antiproliferatif etkisi vardır.

Yürütülen klinik çalışmalarda kronik karvedilol tedavisi süresince oksidatif streste çeşitli parametreler ölçülerek bir azalma olduğu gösterilmiştir.

P-adrenerjik reseptör blokaj özelliği, pi ve P2 adrenoseptörleri için non-selektif olup karvedilolün S(-) enantiomeriyle ilişkilidir. Karvedilolün intrinsik sempatomimetik aktivitesiyoktur ve propranolol gibi membranı stabilize edici özelliklere sahiptir. Karvedilol, reninsalıverilmesini azaltan P-blokör etkisiyle renin-anjiyotensin-aldosteron sistemini baskılar;dolayısıyla sıvı retansiyonu nadir görülür.

Karvedilol, selektif al blokajı etkisine bağlı olarak periferik damar direncini azaltır.

11 / 15

Karvedilol bir al adrenoreseptör agonisti olan fenilefrinin neden olduğu kan basıncındaki artışı azaltırken anjiyotensin II'nin neden olduğu artışı azaltmaz.

Karvedilolün lipid profili üzerine olumsuz etkisi yoktur. Yüksek yoğunluklu lipoproteinlerle düşük yoğunluklu lipoproteinler arasındaki oran (HDL/LDL) korunur.

Etkinlik


Klinik çalışmalarda elde edilen sonuçlara göre:

Hipertansiyon


Karvedilol hipertansif hastalarda P-blokör etkisi ile birlikte al aracılığıyla gerçekleşen vazodilatör etkisiyle kan basıncını düşürür. P-blokör ajanlarla gözlendiği gibi, kan basıncındasağlanan düşüşe, birlikte gözlenen total periferik direnç artışı eşlik etmez. Kalp hızı hafifçedüşer. Hipertansiyon hastalarında renal kan akımı ve renal fonksiyon korunur. Karvedilolünatım hacmini koruduğu ve total periferik direnci azalttığı gösterilmiştir. Böbrek, iskelet kası,önkol, bacak, deri, beyin veya karotid arterler dahil olmak üzere belirli organ ve damaryataklarına gelen kan miktarı karvedilol tarafından olumsuz etkilenmez. Ekstremitelerdesoğukluk ve fiziksel aktivite sırasında erken yorgunluk görülme sıklığı azalmıştır.

Karvedilolün hipertansiyon üzerindeki uzun süreli etkisi çift kör kontrollü çalışmalarda gösterilmiştir.

Koroner Kalp Hastalığı


Koroner kalp hastalığı olanlarda karvedilol, uzun süreli tedavi boyunca kalıcı anti-iskemik (total egzersiz zamanında, 1 mm ST segment depresyonuna kadar olan sürede ve anjinaya kadarolan sürede iyileşme) ve anti-anjinal etkiler göstermiştir. Akut hemodinamik çalışmalarkarvedilolün anlamlı ölçüde miyokard oksijen ihtiyacını ve sempatik aşırı aktiviteyi azalttığınıgöstermiştir. Ayrıca karvedilol miyokard ön yük (pulmoner arter basıncı ve pulmoner kapillerwedge basıncı) ve ard yükü (total periferik direnç) azaltır.

Kronik Kalp Yetmezliği


Karvedilol tüm nedenlere bağlı mortaliteyi ve kardiovasküler nedenli hastane tedavisi ihtiyacını anlamlı oranda azaltır. Karvedilol ayrıca ejeksiyon fraksiyonunu artırır. İskemik ya da iskemikkökenli olmayan kronik kalp yetmezliği hastalarının semptomlarını iyileştirir.

Karvedilolün bu etkisi doza bağımlıdır.

5.2 Farmakokinetik özellikler

Emilim


Oral uygulama sonrasında, karvedilol hızla emilir. Sağlıklı gönüllülerde yaklaşık 1 saat sonra maksimum plazma konsantrasyonuna ulaşılır. İnsanlarda karvedilolün mutlak biyoyararlanımıyaklaşık %25'tir.

12 / 15

Dağılım


Karvedilol yüksek oranda lipofilik bir bileşiktir; yaklaşık %98-99'u plazma proteinlerine bağlanır. Dağılım hacmi yaklaşık 2 L/kg'dır.

Biyotransformasyon


Karvedilolün büyük kısmı, esas olarak safrayla elimine edilen çeşitli metabolitlere dönüşür. Oral uygulamadan sonra ilk-geçiş etkisi ortalama %60-75 civarındadır. Karvedilol büyükölçüde karaciğerde metabolize olur ve temel reaksiyonlardan biri glukuronidasyondur. Fenolhalkasının demetilasyon ve hidroksilasyonu ile P-reseptör blokörü aktivitesine sahip 3metabolit ortaya çıkar. Klinik öncesi çalışmalara göre, 4'-hidroksifenol metaboliti karvedilolden13 kat daha güçlü P-blokör etkiye sahiptir. Karvedilolle karşılaştırıldığında üç aktif metabolitizayıf vazodilatör aktivite gösterir. İnsanda üç aktif metabolitin konsantrasyonları ana maddeden10 kat daha düşüktür. Karvedilolün hidroksi-karbazol metabolitlerinden ikisi karvedilolden 3080 kat daha güçlü olan aşırı potent antioksidanlardır.

Eliminasyon


Karvedilolün ortalama eliminasyon yarılanma ömrü yaklaşık 6 saattir. Plazma klirensi yaklaşık 500-700 ml/dk'dır. Ana atılım yolu feçesledir. Eliminasyon daha çok safra yoluyla olur. Küçükbir bölümü böbrekler yoluyla değişik metabolitler biçiminde elimine edilir.

Hastalardaki karakteristik özellikler

Böbrek bozukluğu olan hastalar:


Karvedilol ile kronik tedavi sırasında otoregülatör kan akımı korunur ve glomerüler filtrasyon değişmez.

Hipertansiyon ve böbrek yetmezliği olan hastalarda, plazma seviyesi-zaman eğrisi altındaki alan, eliminasyon yarı ömrü ve maksimum plazma konsantrasyonu önemli derecede değişmez.Değişmemiş haldeki ilacın renal atılımı renal yetersizlik hastalarında azalır; ancakfarmakokinetik parametrelerdeki değişiklikler fazla değildir.

Yapılan çalışmalar karvedilolün renal hipertansiyon hastalarında etkili bir ajan olduğunu göstermiştir. Aynı etkinlik, kronik böbrek bozukluğu olan veya hemodiyaliz altındaki veyarenal transplantasyon sonrası hastalar için de geçerlidir. Karvedilol kan basıncında gerek diyalizgünlerinde gerekse diyaliz olmayan günlerde kademeli bir düşüşe yol açar ve kan basıncınıdüşürme etkisi renal fonksiyonları normal olan hastalarda gözlenenle karşılaştırılabilirdüzeydedir. Karvedilol, muhtemelen plazma proteinlerine yüksek derecede bağlanmasınedeniyle diyaliz membranını geçemediğinden diyaliz sırasında elimine olmaz.

Hemodiyaliz uygulanan hastalar üzerinde gerçekleştirilen karşılaştırmalı çalışmalardan elde edilen sonuçlara dayanarak karvedilolün kalsiyum kanal blokörlerinden daha etkili olduğu vedaha iyi tolere edildiği sonucuna varılmıştır.

13 / 15

Karaciğer yetmezliği olan hastalar:


Karaciğer sirozu hastalarında, ilacın sistemik yararlanımı ilk geçiş etkisindeki azalmadan dolayı %80'e kadar bir artış göstermiştir. Bu yüzden, karvedilol klinik olarak belirgin karaciğeryetmezliği olan hastalarda kontrendikedir (Bkz.Kontrendikasyonlar).

Geriyatrik kullanım:


Karvedilolün hipertansif hastalardaki farmakokinetiği yaştan etkilenmez. Yaşlı hipertansif hastalarda yapılan bir çalışma advers olay profilinde bir fark olmadığını göstermiştir. Koronerkalp hastalığı olan yaşlı hastaların katıldığı bir başka çalışma bildirilen advers olaylarda bir farkgöstermemiştir.

Pediyatrik kullanım:


18 yaş altı kişilerde farmakokinetiği hakkında veri sınırlıdır.

Diyabetik hastalar:


İnsüline bağımlı olmayan diyabetli hipertansiyon hastalarında karvedilolün açlık veya postprandiyal kan glukoz konsantrasyonu, glikozillenmiş hemoglobin A1 veya antidiyabetikajanların doz değişimi ihtiyacı üzerinde bir etkisi görülmemiştir.

İnsüline bağımlı olmayan diyabet hastalarında karvedilolün glukoz tolerans testi üzerinde istatistiksel açıdan önemli bir etkisi olmamıştır. İnsülin duyarlılığı azalmış olan hipertansif,diyabetik olmayan hastalarda (Sendrom X), karvedilol insülin duyarlılığını iyileştirmiştir.

Aynı sonuçlar insüline bağımlı olmayan diyabetli hipertansiyon hastalarında da bulunmuştur.

5.3 Klinik öncesi güvenlilik verileri

Sıçanlar ve fareler üzerinde yapılan karsinojenite çalışmalarında sırasıyla 75 mg/kg/gün ve 200 mg/kg/gün'e kadar dozlar uygulanmış (insanlar için tavsiye edilen maksimum dozun [MRHD]38 ila 100 katı), karvedilolün karsinojenik etkisi gözlenmemiştir.

Memeliler ve memeli olmayanlarda gerçekleştirilen in vivo ve in vitro testlerde karvedilol mutajenik değildir.

Karvedilolün hamilelikte toksik olan dozlarda (MHRD >200 mg/kg, >100 katı) uygulanması fertilite bozukluklarına (zayıf çiftleşme, korpora luteada, döllenmede ve embiryonik cevaptaazalma) neden olmuştur. >60 mg/kg dozlar (MHRD'nin >30 katı) yavruların fizikselbüyümesi/gelişmesinde gecikmelere neden olmuştur. Embriotoksisite (döllenme sonrasıölümlerde artış) görülmüş, ancak sırasıyla 200 mg/kg ve 75 mg/kg dozlarda (insanlar içintavsiye edilen maksimum dozun [MHRD] 38 ila 100 katı), ilaç uygulanan sıçan ve tavşanlardamalformasyon görülmemiştir. Tüm preklinik emniyet bilgilerinin bir özeti Ekim 1999'dan Mart2000'e kadar olan uzman raporlarında bulunabilir.

6. Farmasötik özellikler6.1 Yardımcı maddelerin listesi

Laktoz Monohidrat (inek sütü kaynaklı)

Sukroz

14 / 15
Krospovidon
Povidon

Kırmızı Demir Oksit Kolloidal Susuz SilikaMagnezyum Stearat

6.2 Geçimsizlikler

Geçerli değil.

6.3 Raf ömrü

24 ay

6.4 Saklamaya yönelik özel tedbirler

25°C altındaki oda sıcaklığında, ışıktan ve nemden koruyarak saklanmalıdır.

6.5 Ambalajın niteliği ve içeriği

Ürünümüzün primer ambalaj malzemesi olarak PA/Alu/PVC - alüminyum folyo blister kullanılmaktadır. Blisterler karton kutular içerisine paketlenir. Bir kutu içinde 30 adet tabletiçeren blister ambalajlarda kullanma talimatı ile birlikte sunulmaktadır.

6.6 Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve “Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği”ne uygun olarak imha edilmelidir.

7. RUHSAT SAHİBİ

Saba İlaç San. ve Tic. A.Ş.

Halkalı Merkez Mah. Basın Ekspres Cad.

No:1 34303 Küçükçekmece/İSTANBUL Tel: 0212 692 92 92Faks: 0212 697 00 24E-mail: [email protected]

8. RUHSAT NUMARASI

2022/220

9. İlk ruhsat tarihi/ruhsat yenileme tarihi

İlk ruhsat tarihi: 12.04.2022 Ruhsat yenileme tarihi:

10. KÜB'ÜN YENİLENME TARİHİ

15 / 15

İlaç Bilgileri

Delotran 3.125 Mg Tablet

Etken Maddesi: Karvedilol

Pdf olarak göster

Kullanma talimatı ve kısa ürün bilgileri

  • Delotran 3.125 Mg Tablet - KUB
  • Delotran 3.125 Mg Tablet - KT
  • Google Reklamları

    Ana Sayfa | Hakkımızda | İlaçlar | İlaç Ara | İlaç Firmaları | Gizlilik | Bize Ulaşın

    Telif Hakkı 2008-2024 © İlaç Prospektüsü. Tüm Hakları Saklıdır.
    Uyarı: Sitemizde yayınladığımız ilaç bilgileri ile doktora danışmadan kesinlikle ilaç kullanmayınız!
    Aksi halde doğabilecek sağlık sorunlarından ilacprospektusu.com sorumlu tutulamaz.