Alfabetik İlaç RehberiDetaylı İlaç AraYeni Listelenilen İlaçlarEn Çok Aranan İlaçlarPazarda Bulunamayan İlaçlar

Pedifen Cold&flu Şurup Kısa Ürün Bilgisi

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

PEDİFEN COLD FLU şurup, 100 mİ

2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Her 5 mİ (1 ölçek) şurup.

Etkin Madde:

Ibuprofen 100 mg
Psödoefedrin Hidroklorür ^ m§
Klorfeniramin Maleat 1 mS
içerir.

Yardımcı maddeler:

Şeker 3 g
Sorbitol (%70) 500 mg
Sodyum sakkarin 60 mg
Sodyum hidroksit 11 mg Sodyum karboksimetil selüloz 3.50 mg
NipajinM 5.00 mg
Yardımcı maddeler için, 6. Te bakınız.

3. FARMASÖTİK FORM

Şurup
Açık sarı renkte, berrak çözelti

4. KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1. Terapötik endikasyonlar

Soğuk algınlığı, grip, sinüzit ve diğer üst solunum yolu enfeksiyonları ile birlikte burun akıntısı ve nazal konjesyon içeren semptomların giderilmesi,
görülen ateş,

4.2. Pozoloji ve Uygulama Şekli Pozoloji/uvgulama sıklığı ve süresi:

Ateş tedavisi: Antipiretik etkisi yaklaşık 6-8 saat kadar devam eder. Daha yüksek dozların kullanılması bu süreyi uzatmaz. Doz miktarları aşağıdaki tabloya göre ayarlanmalıdır En fazla 5 gün kullanılmalıdır.
cez 1 - 2 ölçek kullanılır


5mg/kg Ateş <39.2°C
1 Omg/kg Ateş >39.2°C
YAŞ
mg
Ölçek
mg
Ölçek
6-8 yaş
125
1,25
250
2,5
9-10 yaş
150
1,5
300
o
3
11-12 yaş
200
2
400
4
12 yaşından büyük çocuklarda ve yetişkinlerde günde 3-4 6 yaşın altındaki çocuklarda kullanılmaz.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler Böbrek/Karaciğer yetmezliği:

Karaciğer ve böbrek fonksiyonu bozuk olan kişilerde kullanılmamalıdır.

Geriyatrik popülasyon

60 yaş üzerindeki bireylerde ibuprofene bağlı mide kanaması riski artmaktadır.

4.3. Kontrendikasyonlar

Aşağıdaki durumlarda PEDİFEN COLD FLU şurup kullanımı kontrendikedir:
Etkin maddelere, ilacın diğer bileşenlerine veya diğer adrenerjik ilaçlara karşı aşırı duyarlılığı olanlarda
Şiddetli hipertansiyon ya da şiddetli koroner arter hastalığı olanlarda Monoamino oksidaz inhibitörleri ile tedavi olanlarda (PEDİFEN COLD FLU şurup kullanımından önceki 14 gün içinde MAOİ (bir antibakteriyel olan fjirazolidon dahil)/RIMA almış ve/veya almaya devam eden hastalarda) kontrendikedir. Psödoefedrin ve bu tip bir ilacın aynı zamanda kullanılması kan basıncında yükselmeye neden olabilir.
Diğer sempatomimetik ilaçlar (dekonjestanlar, iştah bastırıcı ilaçlar ya da ^mfetamin benzeri psikostimülanlar) ve beta-blokörlerle birlikte kullanım 6 yaş altı çocuklarda Hamileliğin son 3 ayında Ağır karaciğer yetmezliği olanlarda Kanama eğiliminde artış olanlarda Daha önce aspirin veya diğer NSAli'ler ile astım, rinit, ürtiker gibi aşırı duyarlılık reaksiyonu gelişmiş olanlarda Önceki bir NSAİİ tedavisine bağlı gastrointestinal kanama ya da perforasyon öyküsü bulunanlarda
Önceden geçirilmiş veya halen aktif ülseratif kolit, Crohn hastalığı, rekürran peptik ülser veya gastrointestinal kanaması (iki ya da daha fazla kanıtlanmış, belirgin ülserasyon ya da kanama episodu şeklinde tanımlanan) olanlarda Şiddetli kalp yetmezliği olanlarda
Koroner arter bypass cerrahisi öncesi veya sonrası dönemde

4.4. Özel Kullanım Uyarıları ve Önlemleri İbuprofen:

Kardiyovasküler (KV) risk

- NSAİİ'ler ölümcül olabilecek KV trombotik olaylar, miyokard infarktüsü ve inme riskinde artışa neden olabilir. Bu risk kullanım süresine bağlı olarak artabilir. KV hastalığı olan veya KV hastalık risk faktörlerini taşıyan hastalarda risk daha yüksek olabilir.
- PEDİFEN COLD FLU şurup koroner arter by-pass cerrahisi öncesi ağrı tedavisinde kontrendikedir.

Gastrointestinal (GI) riskler

NSAİİ'ler kanama, ülserasyon, mide veya bağırsak perforasyonu gibi ölümcül olabilecek ciddi

GIGI

etkiler bakımından daha yüksek risk taşımaktadır.
İstenmeyen etkiler, semptomları kontrol altına almak için gereken, etkili en düşük d süreyle kullanılarak, en aza indirilebilir (bölüm 4.2'ye ve aşağıdaki gastroint kardiyovasküler risklere bakınız).
PEDİFEN COLD FLU şurup bronşiyal astımı olan veya önceden bronşiyal astım geçirmiş olan hastalara uygulanırken dikkatli olunmalıdır, çünkü bu gibi hastalarda ibuprofenin bronkospazma neden olduğu bildirilmiştir.
)z, en kısa ;stinal ve

PEDİFEN COLD FLU şurup geçmişlerinde peptik ülserasyon ve başka gastrpintestinal hastalık öyküsü bulunan hastalara dikkatli bir şekilde verilmelidir; çünkü bu tablolarda alevlenme olabilir.
Renal, hepatik ya da kalp yetmezliği olan hastalarda dikkatli olunmalıdır, çünkü >JSAİİ'lerin kullanımı renal fonksiyonlarda bozulmayla sonuçlanabilir. Bu hastalarda doz müıtıkün olan en düşük düzeyde tutulmalı ve böbrek fonksiyonları izlenmelidir.
PEDİFEN COLD FLU şurup kalp yetmezliği veya hipertansiyon öyküsüne sahip dikkatle verilmelidir, çünkü ibuprofen uygulamasıyla ödem olguları bildirilmiştir. Diğer NSAİİ'lerde olduğu gibi PEDİFEN COLD FLU şurup enfeksiyon b maskeleyebilir.
hastalara

elirtilerini

Kardiyovasküler etkiler


Kardiyovasküler trombotik olaylar:

Birçok COX-2 selektif ve selektif olmayan NSAİİ'lerle süresi 3 yılı bulan klinik fatal olabilecek ciddi kardiyovasküler trombotik olaylar, miyokard enfarktüsü riskinde artış olabileceğini göstermiştir. COX-2 selektif veya selektif olm; NSAİİ'lerin benzer riski olabilir. Kardiyovasküler hastalığı olan ya da kardiy hastalık risk faktörü olan hastalar daha yüksek risk altında olabilirler. NSAİİ'le gören hastalarda kardiyovasküler advers olay riskini azaltmak için, mümkün olab küçük etkin doz ve en kısa tedavi süresi tercih edilmelidir. Önceden kardiyovasküler semptom görülmemiş olsa bile, doktor ve hastalar bu tarz advers ortaya çıkmasına karşın alarmda olmalıdır. Hastalar ciddi kardiyovasküler olayların ve/veya semptomları ve bu tarz advers olaylar gerçekleştiğinde izlenecek adımlar bilgilendirilmelidir.
çalışmalar, ve inme yan tüm ovasküler le tedavi ilecek en angi bir olayların işaretleri hakkında

NSAİİ'lerle beraber aspirin kullanımının, NSAİİ kullanımı ile ilintili ciddi kardiy trombotik olayların riskini hafifleteceğine dair tutarlı bir kanıt bulunmamaktadır. NSAİİ'nin beraber kullanılması, ciddi gastrointestinal yan etkilerin riskini arttırır. Koroner arter bypass cerrahisi ardından ilk 10-14 gün boyunca ağrı tedavisind selektif NSAİİ'nin kullanıldığı iki geniş, kontrollü klinik çalışmada miyokard enfa inme görülme sıklığında artış olduğu tespit edilmiştir.
vasküler spirin ve
COX-2 ktüsü ve

Hipertansiyon:

PEDİFEN COLD FLU şurup dahil NSAİİ'ler hipertansiyon hastalığının başlaması önceden bulunan hipertansiyon hastalığının kötüleşmesine yol açabilir. Her iki ş> kardiyovasküler olayların görülme sıklığının artmasına yol açabilirler. Tiazid ya diüretikleri alan hastalar NSAİİ kullanırken bu tedavilere cevap verme oranları düşeb
la ya da ekilde de da loop ilir.

PEDİFEN COLD FLU şurup da dahil NSAİİ'ler hipertansiyon hastalarındi dikkatli kullanılmalıdır. NSAİİ tedavisinin başlangıcında ve tedavi süresince kan basıncı yakından takip edilmelidir.

Konjestif kalp yetmezliği ve ödem:

NSAİİ kullanan bazı hastalarda sıvı retansiyonu ve ödem bildirilmiştir. Sıvı retansiy kalp yetmezliği olan hastalarda PEDİFEN COLD FLU şurup dikkatli kullanılmalıdı
pnu ya da

Kontrol altında olmayan hipertansiyon, konjestif kalp yetmezliği, bilinen iskemik kalp
hastalığı, periferik arter hastalığı ve/veya serebrovasküler hastalığı olan hasta! dikkatli bir değerlendirmeden sonra ibuprofen ile tedavi edilmelidir. Be değerlendirme, kardiyovasküler olaylara yönelik risk faktörleri (örn. hipe hiperlipidemi, diabetes mellitus, sigara) olan hastalarda uzun dönemli bir tedaviyi başlatırken de yapılmalıdır.
ar sadece :eri bir rtansiyon,

Gastrointestinal (Gİ) etkiler, ülserasyon. kanama ve perforasyon riski


PEDİFEN COLD FLU şurup da dahil NSAİİ'ler enflamasyon, kanama, ülserasyon ince veya kalın bağırsak perforasyonu gibi fatal olabilecek ciddi gastrointestin etkilere yol açabilirler. Bu advers olaylar NSAİİ tedavisi gören hastalarda heı zamanda, önceden uyarıcı bir semptom vererek ya da herhangi bir semptom v ortaya çıkabilir. NSAİİ tedavisinde ciddi üst gastrointestinal advers etki görülen be< sadece birinde semptomlar kendini gösterir. 3-6 ay NSAİİ tedavisi gören hastaların %1'inde, bir yıl tedavi gören hastaların ise %2-4'ünde üst gastrointestinal ülser, kanaı perforasyon görülür. Bu oranlar daha uzun kullanım süresi ile devam ederke süresince herhangi bir zamanda ciddi bir gastrointestinal advers etki görülme olas Ancak kısa süreli tedavi de risksiz değildir.
ve mide, al advers hangi bir eksizin hastadan yaklaşık ma ya da n, tedavi lığı artar.

erm

Önceden ülser hastalığı ya da gastrointestinal kanaması olan hastalarda NSAİİ'ler çok dikkatli yazılmalıdır. Önceden peptik ülser hastalığı ve/veya gastrointestinal kanaması olan NSAİİ kullanan hastalarda gastrointestinal kanama görülme riski, bu risk faktörlerinden hiçbiri olmayan hastalara göre 10 kattan daha fazladır. NSAİİ kullanan hastalarda gastrointestinal kanama riskini arttıran diğer faktörler, beraberinde oral kortikosterpid ya da antikoagülan kullanımı, NSAİİ tedavi süresinin uzun olması, sigara, alkol kullanımı ileri yaş, genel sağlık durumunun zayıf olmasıdır. Ani fatal gastrointestinal olaylar en çok yaşlı veya güçten düşmüş hastalarda görüldüğünden, bu hasta popülasyonuna tedavi süresince özellikle dikkat edilmelidir.
NSAİİ tedavisi gören hastalarda olası bir gastrointestinal advers etki riskini minimize etmek için, en küçük etkin doz mümkün olabilecek en kısa süre boyunca kullanılmalıdır. Hasta ve doktorlar NSAİİ tedavisi boyunca gastrointestinal ülserasyon ve kanama belirti ve semptomları bakımından dikkatli olmalıdır ve herhangi bir gastrointestinal advers etki şüphesi durumunda derhal ilave değerlendirme ve tedavi başlatılmalıdır. Hatta ciddi bir gastrointestinal advers etki olasılığı ortadan kalkana kadar NSAİİ tedavisi sonlandırılmalıdır. Yüksek riskli hastalarda NSAİİ tedavisi dışında başka alternatif tedaviler uygulanmalıdır.
Gastrointestinal kanama riski, ülserasyon ya da perforasyon riski, ülser öyküsüne sahip hastalarda (özellikle kanama ya da perforasyon ile komplike olmuş ise) ve yaşlılarda, artan ibuprofen dozlarıyla birlikte daha yüksektir. Bu hastalarda tedaviye mümkün olan en düşük
4/20
doz ile başlanmalıdır. Bu hastalarda ve düşük doz kombine aspirin, veya gastrointe arttırması olası diğer ilaçların eş zamanlı kullanılması gereken hastalarda koruyu (misoprostol veya proton pompası inhibitörleri gibi) ile kombine tedavi düşünülmelidir.
Gastrointestinal hastalık öyküsü olan hastalar, özellikle de yaşlı hastalar, tedavinin dönemlerinde, olağandışı herhangi bir abdominal semptomu (özellikle gastr kanama) bildirmelidir.
stinal riski cu ajanlar üzerinde
başlangıç
Dİntestinal
se tedavi
ölümcül
ı dikkatli

İbuprofen alan hastalarda gastrointestinal kanama veya ülserasyon gelişir kesilmelidir.
Yaşlı hastalarda NSAİİ ilaçlara karşı artan sıklıkta advers reaksiyon (özellikl olabilen gastrointestinal kanama ve perforasyon) mevcuttur.

Böbrekler üzerindeki etkiler


Önemli ölçüde dehidratasyonu olan hastalarda ibuprofen tedavisi başlatılırke olunmalıdır.
Diğer NSAİİ'ler ile olduğu gibi, uzun dönemli ibuprofen uygulaması renal papiller başka patolojik renal değişiklikler ile sonuçlanmıştır. Renal toksisite prostaglandinlerin renal perfüzyonunun sürdürülmesini destekleyici bir rolü hastalarda görülmüştür. Bu hastalarda NSAİİ uygulaması prostaglandin oluşumfı: bağlı bir azalmaya ve ikincil olarak böbrek yetmezliğini hızlandırabilen böbrek kar azalmaya neden olabilir. Böyle bir reaksiyon riski en yüksek olanlar, böbrek for bozuk olanlar, kalp yetmezliği ve karaciğer bozukluğu olanlar, diüretik ve ADE i alanlar ve yaşlılardır. NSAİİ tedavisinin kesilmesi genellikle tedavi öncesi d dönülmesini sağlar.
nekroz ve ca renal bulunduğu nda doza akımında ıksiyonları rhibitörleri uruma geri

ayıı

İleri böbrek yetmezliği


Kontrollü klinik çalışmalarda PEDİFEN COLD FLU şurup'un ileri böbrek yetmezliği olan hastalarda kullanımına dair herhangi bir bilgi mevcut değildir. Dolayısıyla ileri böbrek yetmezliği olan hastalarda PEDİFEN COLD FLU kullanımı önerilmez. Eğer PEDİFEN COLD FLU şurup tedavisine başlanmalıysa, hastanın böbrek fonksiyonunun yakından takibi önerilir.

Anafılaktoid reaksiyonlar


Diğer NSAİİ'lerde olduğu gibi, PEDİFEN COLD FLU şurup'a karşı daha önceden maruz kaldığı bilinmeyen hastalarda anafılaktoid reaksiyonlar oluşabilir. PEDİFEN COLD FLU şurup aspirin triyadı olan hastalara verilmemelidir. Bu semptom kompleksi tipik ol ırak nazal polipi olan veya olmayan, rinit geçiren astım hastalarında veya aspirin veya diğer NSAİİ alımı sonrasında potansiyel olarak ölümcül, ciddi bronkospazm sergileyen hastalarda gelişir
Oküler etkiler
Çalışmalarda, ibuprofen uygulamasına dayandınlabilecek oküler gösterilmemiştir. Nadir olgularda, papillit, retrobulbar optik nörit ve papilöd-istenmeyen oküler bozukluklar, ibuprofen dahil olmak üzere NSAİ ilaç kullananlar
değ
işiklikler em gibi tarafından

bildirilmiştir, ancak nedensel ve etki ilişkisi saptanmamıştır; dolayısıyla ibuprofen tedavisi sırasında görme bozukluğu gelişen hastalara oftalmolojik muayene yapılmalıdır.

Hematolojik etkiler


PEDİFEN COLD FLU şurup dahil olmak üzere, NSAİİ alan hastalarda baz gözlenebilir. Bunun nedeni sıvı retansiyonu, gizli veya aşikar Gİ kan kaybı veya üzerindeki tam olarak tanımlanmamış etkilerdir. PEDİFEN COLD FLU şurup d; üzere, uzun süreli NSAİİ alan hastalarda, herhangi bir anemi belirti veya bulgusu hemoglobin ve hematokrit değerleri kontrol edilmelidir.
en anemi
eritropoez 1 olmak gözlenirse

NSAİİ'lerin trombosit agregasyonunu inhibe ettiği ve bazı hastalarda kanama zamanını uzattığı gösterilmiştir. Aspirinden farklı olarak, trombosit fonksiyonları üzerindeki etkileri kantitatif olarak daha az, kısa süreli ve geri dönüşümlüdür. Pıhtılaşma bozuklukları olan veya anti-koagülan alan hastalarda olduğu gibi, trombosit fonksiyonundaki değişikliklerden olumsuz şekilde etkilenen ve PEDİFEN COLD FLU şurup alan hastalar, dikkallice takip edilmelidir.

Önceden mevcut

astım
Astımı olan hastalarda, aspirine duyarlı astım olabilir. Aspirine duyarlı astımı olan lastalarda aspirin kullanımı, ölümcül olabilen ciddi bronkospazm ile ilişkilendirilmiştir. Bu tiır aspirine duyarlı hastalarda, aspirin ve diğer non-steroid anti-inflamatuar ilaçlar arasında, bro ıkospazm dahil, çapraz reaksiyon bildirilmiş olduğundan, bu hastalarda PEDİFEN COLD FLU şurup uygulanmamalı ve önceden beri astımı bulunan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır.

Aseptik menenjit


ibuprofen tedavisindeki hastalarda nadiren aseptik menenjit gözlenmiştir. Siste eritematosus ve ilişkin bağ dokusu hastalıklarında daha büyük bir olasılıkla o rağmen altta yatan kronik hastalığı olmayanlarda da aseptik menenjit bildirilmiştir.
mik
lupus uşmasına

Deri reaksiyonları


Çok ender durumlarda NSAİİ'lerin kullanımıyla ilişkili olarak, eksfolyatif dermatit Johnson sendromu ve toksik epidermal nekroliz dahil olmak üzere, bazıları ölümcü deri reaksiyonları bildirilmiştir. Flastalarda bu tür reaksiyon riskinin, tedavin dönemlerinde en yüksek olduğu görünmektedir. Olguların büyük bir çoğ reaksiyonun ortaya çıkışı, tedavinin ilk ayı içinde olmuştur. Deri döküntüleri, lezyonlar ya da diğer aşırı duyarlılık bulguları belirir belirmez ibuprofen kesilmelidi
Stevens-olan ağır in erken unluğunda mukozal

Ayrıca;
• Aritmiler Epilepsi
• Prostat hipertrofısi
• Karaciğer yetmezliği
• Glokom
• Bronşit, bronşiektazi, astım
• Ciddi hipertansiyon
• Kardiyovasküler hastalığı olanlarda
Aşırı aktif tiroid fonksiyon bozukluklarında kullanımından kaçınılmalıdır.
Çocuklar ve yaşlılar nörolojik antikolinerjik yan etkilere ve paradoksal eksitas^ona daha duyarlıdır (enerji artışı, huzursuzluk, sinirlilik gibi).

Psödoefedrin:

Aritmisi olanlarda Kardiyovasküler hastalığı olanlarda İskemik kalp hastalığı olanlarda Diabetes mellitus olanlarda Hipertiroidizm olanlarda Glokomu olanlarda Şiddetli böbrek yetmezliği olanlarda Feokromositoma olanlarda Hipertansiyonu olanlarda
Normotansif hastalarda psödoefedrinin görünür hiç bir presör etkisi clmamakla beraber, PEDİFEN COLD FLU şurup hafıf-orta şiddette hipertansiyonu olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır

(bkz.

Kontrendikasyonlar, Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri). Kontrol edilemeyen hipertansiyonu olan hastalarda PEDİFEN COLD FLU şurup'un kan basıncı üzerindeki etkisi gözlenmelidir.
Prostat hipertrofısi (hiperplazisi) olanlarda ve mesane fonksiyon bozukluğu olanlarda Halüsinasyonlar, huzursuzluk, uyku düzensizliği oluştuğunda kesilmelidir.
• Şiddetli derecede karaciğer yetmezliği olanlarda ve böbrek yetmezliği olanlarda, özellikle birlikte kardiyovasküler bir hastalığı olanlarda dikkatli olunmalıdır.
60 yaş üzerindeki hastalarda
• Seyrek olarak psödoefedrin dahil olmak üzere sempatomimetik ilaçlarla postferıor gen dönüşlü ensefalopati (PRES)/ geri dönüşlü serebral vazokonstriksiyon sendromu (RCVS) bildirilmiştir. Bildirilen semptomlar ani başlangıçlı şiddetli baş ağrısı, bulantı, kusma ve görme bozukluğudur. Olguların çoğu uygun tedavi ile birkaç günde düzelmiştir. PRES/RCVS belirti ve semptomları gelişmesi halinde psödoefedrin hemen kesilmelidir.
• 5 günden daha uzun süre kullanılmamalıdır.
Tanısı konmuş veya şüpheli konjenital uzamış QT sendromu veya Torsades de Pointes hastalarında kullanımından kaçınılmalıdır.

Klorfeniramin maleat:

• Epilepsi
• Prostat hipertrofısi
• Glokom
Bronşit, bronşiektazi, astım
• Hipertansiyonu olanlarda
• Kardiyovasküler hastalığı olanlarda
• Aşırı aktif tiroid fonksiyon bozukluklarında kullanımından kaçınılmalıdır.
Çocuklar ve yaşlılar nörolojik antikolinerjik yan etkilere ve paradoksal eksitasy duyarlıdır (enerji artışı, huzursuzluk, sinirlilik gibi).
ona daha

Bu ürün her bir ölçeğinde (5 mL) 3.0 g şeker içerir. Bu durum, nadir kalıtımsal früktoz intoleransı, glikoz-galaktoz malabsrobsiyon veya sükraz-izomaltaz yetmezliği problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.
İçeriğinde bulunan sorbitol nedeniyle, nadir kalıtımsal früktoz intoleransı problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.
Bu tıbbi ürün her dozunda 1 mmol (23mg)'dan daha az sodyum ihtiva eder. Bu dozda sodyuma bağlı herhangi bir yan etki beklenmemektedir.

4.5. Diğer Tıbbi Ürünler ile Etkileşim ve Diğer Etkileşim Şekilleri İbuprofen:

PEDİFEN COLD FLU şurup ile aşağıdaki ajanların kombinasyonundan kaçınılmalıdır:


Antikoagülanlar (dikumarol grup, warfarin): Deneysel çalışmalar, ibuprofenin, Warfarinin kanama süresine olan etkilerini güçlendirdiğini göstermektedir. NSAİİ'ler ve dikumarol grubu aynı enzim yani CYP2C9 ile metabolize olmaktadır. NSAİİ'ler warf^rin gibi antikoagülanların etkisini artırabilir.
Tiklopidin: NSAİFler, trombosit fonksiyonunun inhibisyonundan dolayı tikkpidin ile kombinasyon halinde kullanılmamalıdır.
Metotreksat: Özellikle böbrek yetmezliği olan hastalarda metotreksat ile yapılan düjşük dozlu tedavi ile ilişkili olarak NSAİİ'ler ve metotreksat arasındaki potansiyel etkileşim riski göz önüne alınmalıdır. Kombinasyon tedavinin uygulanması halinde böbrek fonksiyonu izlenmelidir. Metotreksatın plazma seviyelerindeki artışın sonucu olarak toksisite meydana gelebileceği için, 24 saat içinde hem NSAİİ hem de metotreksat verilmesi halindb dikkatli olunmalıdır.
Aspirin (Asetilsalisilik asit): NSAİİ içeren başka ürünlerde olduğu gibi, artan advers etki potansiyeli nedeniyle, birlikte verilmemesi gerekmektedir. Deneysel veriler eş zamanlı kullanıldıklarında ibuprofenin düşük doz aspirinin trombosit agregasyonu üzerindeki etkisini engelleyebildiğini göstermektedir. Ancak bu verilerdeki kısıtlamalar ve

ex vivo

verilerin klinik durumları değerlendirmedeki belirsizlikleri, düzenli ibuprofen kullanımı konusunda kesin sonuçlara varılamayacağını göstermektedir ve arasıra kullanılan ibuprofen ile klinik olarak anlamlı bir etki gözlenmesi muhtemelen beklenmemektedir (bkz. Bölüm 5.1).
Kardiyak glikozidler (örn: digoksin): NSAİİMer kalp yetmezliğini alevlendirebilir, g omerüler fıltrasyon hızını azaltabilir ve plazmada kardiyak glikozid düzeylerini arttırabilirler.
Mifepriston: Asetilsalisilik asit dahil NSAİİ'lerin antiprostaglandin özelliklerinden dolayı teorik olarak tıbbi ürünün etkililiğinde azalma meydana gelebilir. Sınırlı miktard iki kanıt, prostaglandin ile aynı gün uygulanan NSAİİ' lerin, mifepriston veya prostaglandinin servikal olgunlaşmaya olan etkilerini olumsuz şekilde etkilemediğini ve gebeliğin tıbben sonlandırılmasının klinik etkililiğini azaltmadığını göstermektedir.
Sülfonilüre: NSAİİ'ler sülfonilüre grubu ilaçların etkilerini potansiyalize e lebilirler. Sülfonilüre tedavisi görmekte olan hastalarda ibuprofen kullanımı ile çok seyrek hipoglisemi rapor edilmiştir.
Zidovudin: NSAİİ'ler zidovudin ile beraber verildiğinde hematolojik toksisite risi olabilir. Eş zamanlı zidovudin ve ibuprofen tedavisi alan HIV (+) hemofili hematoma ve hemartroz riskinde artış bildirilmiştir.

Alkol: Kanama gibi önemli gastrointestinal yan etki riskleri artabileceğinden dolayı ve alkolün birlikte kullanımından kaçınılmalıdır.
Diğer analjezikler: İki veya daha fazla NSAİİ'nin beraber kullanımı önlenmelidir.

İbuprofenin aşağıdaki ajanlar ile kullanılması durumunda doz ayarlaması gerekebilir;



dnde artış stalarında

ha:

ibuprofen

Anti-hipertansifler (ADE inhibitörleri, anjiyotensin reseptör blokerleri, betafblokerler, diüretikler ve pulmoner hipertansiyonda kullanılan ilaçlar (endotelin reseptör antajgonistleri, bosentan)) : NSAİİ'ler, antihipertansif etkiyi azaltabilir (Bkz. Bölüm 4.4). Seçi:i COX-2 inhibitörleri dahil olmak üzere NSAİİ' 1er ile aynı zamanda ADE inhibi :örleri ve anjiyotensin-II antagonistleri uygulandığında, böbrek yetmezliği olan hastalarda (örn. dehidrate veya yaşlı hastalar) genellikle reversibl olmak üzere akut böbrek yetmezliği için artan bir risk söz konusudur. Bu nedenle, özellikle yaşlı hastalar olmak üze-e böbrek yetmezliği olan hastalara bu kombinasyon dikkatli uygulanmalıdır. Kombinasyon tedavisi başladıktan sonra ve tedavi sırasında düzenli aralıklarla hastalar yeterli şekilde hidrate edilmeli ve böbrek fonksiyonu kontrol edilmelidir (bkz. bölüm 4.4).
Diüretikler (tiyazid, tiyazid benzeri diüretikler ve kıvrım diüretikleri) ayrıca, nefrotoksisite riskini arttırabilir. NSAİİ'ler, muhtemelen prostaglandin inhibisyonundan dolayı furosemid ve bumetanidin diüretik etkisini giderebilmektedi tiyazidlerin antihipertansif etkisini de azaltabilmektedir.
Aminoglikozitler: NSAİİ'ler aminoglikozitlerin atılımım azaltabilir (özellikle bebeklerde).
NS
5 Ali'lerin sentezinin r. Ayrıca

preterm

Lityum: İbuprofen, lityum serum seviyelerinin azalması sonucunda lityumun renal klerensini düşürmektedir. Serum lityum seviyeleri sık şekilde kontrol edilmedikçe ve lityum dozunda olası bir azaltma yapılmadıkça bu kombinasyonun uygulanmasından kaçınılmalıdır. NSAİİ'ler, lityum eliminasyonunu azaltabilirler.
Selektif serotonin geri-alım inhibitörleri, SSRI (örn: paroksetin, fluoksetin, sertralin): SSRI'ler ve NSAİİ'lerin her ikisi de, örneğin gastrointestinal kanaldan kaynaklanan, kanama riskinde artışa neden olmaktadır. Bu risk kombinasyon tedavi durumunda artmaktadır. Söz konusu mekanizma muhtemelen, serotonin trombositlerdeki geri aliminin azalması ile ilişkilendirilebilir (bkz. bölüm 4.4).
Siklosporin: Prostasiklinin böbrekteki azalan sentezinden dolayı, NSAİİ'ler ve sik osporının eşzamanlı uygulamasının artan nefrotoksisite riskine neden olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle, böbrek fonksiyonu kombinasyon tedavisi durumunda yakın şekilde izlenme lidir.
Kaptopril: Deneysel çalışmalar, ibuprofenin, kaptoprilin sodyum atılımına olan etkisine ters yönde etki ettiğini göstermektedir.
Kolestiramin: İbuprofen ile kolestiraminin eşzamanlı uygulaması, ibuprofen absorpsıyonunu geciktirmekte ve azaltmaktadır (%25 oranında). Bu ilaçlar en az 2 saat arayla alınmalıdır.
Takrolimus: NSAİİ'ler takrolimus ile beraber verildiğinde nefrotoksisite riskinde olası bir artış beklenebilir. Prostasiklinin böbrekteki azalan sentezinden dolayı, NSAİİ'ler ve takrolimusun eşzamanlı uygulamasının artan nefrotoksisite riskine neden olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle, böbrek fonksiyonu kombinasyon tedavisi durumunda yakın şekilde izlenmelidir.
Kortikosteroidler: NSAİİ'ler ile gastrointestinal ülserasyon veya kanama riskinde artış.
Antitrombositik ajanlar (örn. klopidogrel): NSAİİ'ler ile gastrointestinal kanama riskinde artış görülebilir.
CYP2C9 İnhibitörleri: Ibuprofenin, CYP2C9 inhibitörleri ile birlikte uygulanması, irtuprofene (CYP2C9 sübstratı) maruziyeti arttırabilir. Vorikonazol ve flukonazol (CYP2C9 inhibitörleri) ile yapılan bir çalışmada, yaklaşık %80-100 oranında artmış bir S(+)-ibuprofen maruziyeti gösterilmiştir. Özellikle yüksek dozdaki ibuprofenin vorikonazol veya flukonazol gibi potent CYP2C9 inhibitörleri ile birlikte uygulanması durumunda, ibuprofen dozunun düşürülmesi düşünülmelidir.
Bitkisel ekstreler: Ginkgo biloba, NSAİİ kullanımına bağlı kanama riskini pot^nsiyalize edebilir.
Kinolon türevi antibiyotikler: Deney hayvanlarından elde edilen veriler, NSAİİ' antibiyotikleriyle ilişkili konvülsiyon riskini artırabileceğine işaret etmektedir, kinolonları birlikte alan hastalarda konvülsiyon gelişme riski artabilir. Etkileşim ç yalnızca erişkinlerde yapılmıştır.
'lerin.

, kinolon 'JSAİİ ve alışmaları

Psödoefedrin:

PEDİFEN COLD FLU şurup, MAOI/RIMA alanlarda kullanılmamalıdır, antidepresanlar, iştah bastırıcı ilaçlar, sempatomimetik ajanlar (dekonjestan bastırıcılar ve amfetamin benzeri psikostimülanlar gibi) ve sempatomimetik katabolizmasını etkileyen monoamin oksidaz inhibitörleri (furazolidon dahil) ilfe beraber kullanılması bazen kan basıncının yükselmesine neden olabilir, (bkz. Kontrendikasyonlar) Moklobemid ve oksitosin ile birlikte kullanımı tansiyon yükselmesine sebebiyet Psödoefedrin içermesinden dolayı PEDİFEN COLD FLU şurup, bretilyum, guanetidin debrizokin, metildopa ve alfa ve beta adrenerjik blokör ilaçlar gibi aktiviteyi engelleyen hipotansif ilaçların etkisini kısmen tersine çevirir, (bkz. Özel uyarıları ve önlemleri). Kardiyak glikozidler disritmi riskine, ergot alkaloidleri ise riskine sebep olabilir.
Trisiklik ar, iştah aminlerin

verebilir.
^etanidin,
sempatik
kullanım
ergotism

Klorfeniramin maleat:

Alkol ve klasik antihistaminikler (sedatif etkili) birlikte kullanıldığında sedatif etki artar. Sedatif etkileşmeler sedasyon yapmayan antihistaminiklerle daha sınırlı olarak görülür. Topikal uygulanan antihistaminikler (inhalasyonla uygulananlar dahil) bu tür etkileşme göstermezler.
Fenitoin içeren epilepsi ilaçlarıyla, anksiyete tedavisinde veya uyku düzenleyici ilaçlarla dikkatli kullanılmalıdır.

4.6. Gebelik ve Laktasyon Genel tavsiye

Gebelik kategorisi C dir. (3. trimesterde D'dir.)

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

Gebe kalmayı düşünen kadınlarda veya gebeliğinin birinci veya ikinci trimestrinde olan kadınlarda ibuprofen kullanılması durumunda, uygulanacak dozun mümkün olduğunca düşük ve tedavi süresinin mümkün olduğunca kısa tutulması gerekmektedir.
Psödoefedrin için yeterli veri mevcut değildir.
Gebe kadınlarda klorfeniramin kullanımı konusunda yeterli veri yoktur, insanlardaki potansiyel risk bilinmemektedir. Üçüncü trimestr dönemindeki kullanım yenidoğanlarda veya prematüre doğanlarda reaksiyona sebep olabilir. Bu yüzden doktor tarafından gerekli görülmedikçe gebelik sırasında kullanılmamalıdır.

Gebelik dönemi

Prostoglandin sentezinin inhibisyonu, gebeliği ve/veya embriyo/fetal gelişimi olumsuz etkileyebilir. Epidemiyolojik çalışmalardan elde edilen veriler, gebeliğin erken döneminde prostaglandin sentez inhibitörü kullanımından sonra düşük ve kardiyak mall'ormasyon gastroşizis riskinde bir artışı göstermektedir. Kardiyovasküler malformasyonun mutlak riski %1'den daha düşük düzeylerden yaklaşık olarak %1,5'e yükselmiştir. Riskin tedavi dozu ve süresi ile yükseldiğine inanılmaktadır. Hayvanlarda, prostaglandin sentez inhibitörü uygulanmasının pre ve post-implantasyon kayıplarında artış ve embriyo/fetal ölümlerle sonuçlandığı gösterilmiştir. Ayrıca, organogenez döneminde prostaglandin sentez inhibitörü verilen hayvanlarda kardiyovasküler malformasyonlar da dahil olmak üzere çeşitli malformasyonların sıklığında artışlar bildirilmiştir. Gebeliğin birinci ve ikinci trimesterinde, kesin olarak gerekli olmadıkça PEDİFEN COLD FLU şurup verilmemelidir. PEDİFEN COLD FLU şurup, gebe kalmaya çalışan veya gebeliğin birinci ve ikinci trimesterinde bulunan bir kadına verilirse, doz mümkün olduğu kadar düşük ve tedavi süresi mümkün olduğu kadar kısa tutulmalıdır.
Üçüncü trimester esnasında bütün prostaglandin sentez inhibitörleri fetüsü aşağıdakilere maruz bırakabilir:
- Kardiyopulmoner toksisite (duktus arteriozusun erken kapanması ve pulmoner hipertansiyon),
- Oligohidramniyoz ile birlikte böbrek yetmezliğine ilerleyebilecek böbrek disfonkj|sıyonu
Anne ve yenidoğanda gebeliğin sonunda aşağıdakilere neden olabilir:
- Kanama zamanında uzama
- Doğumun gecikmesine ve uzun sürmesine neden olan uterus kontraksi^onlarının inhibisyonu
Sonuç olarak, PEDİFEN COLD FLU şurup gebeliğin son trimesterinde kontrendikedir.

Laktasyon dönemi

Mevcut kısıtlı çalışmalarda, ibuprofen süte çok düşük konsantrasyonlarda geçmi emen bebeği olumsuz etkileme olasılığı düşüktür. Yine de, ibuprofenin emziren kullanılması önerilmemektedir.
tir ve süt annelerde

Psödoefedrin anne sütüne az miktarda geçer, fakat bunun emzirilen bebeklerdeki bilinmemektedir. Ağız yoluyla tek doz psödoefedrin verilen annenin sütüyle 24 s bunun %0.5-0.7'sinin atılacağı tahmin edilmektedir. PEDİFEN COLD FLU şurup, e
etki
derecesi aat içinde ier hekim

ilacın emziren anneye sağlayacağı yararın, emzirilen bebek üzerindeki ris göstereceğine inanıyorsa dikkatle kullanılmalıdır.
Klorfeniramin maleat anne sütüne önemli miktarda geçer; bu düzeyde ilacın bebek için zararlı etki oluşturduğu bilinmemekle beraber kullanılmaması önerilir. Klorfeniramin maleat ve diğer antihistaminikler laktasyonu inhibe edebilir.
dni haklı

Bu nedenle emzirme döneminde PEDİFEN COLD FLU şurup kullanılmaması öneri ır.

Üreme yeteneği / Fertilite

Özellikle psödoefedrinin üreme yeteneği üzerindeki etkisi konusunda bilgi bulunniadığı için hekim tarafından yarar/risk oranı değerlendirilerek kullanılmasına karar verilmelidir.
İbuprofen kullanımı fertiliteyi olumsuz yönde etkileyebilir, bu nedenle gebe kalma} kadınların kullanması önerilmez. Gebe kalma zorluğu yaşayan veya kısırlık incel geçen kadınlarda ibuprofen aliminin durdurulması düşünülmelidir.
ı düşünen ^nesinden
dozun 20-

Klorfeniramin sıçan ve tavşanlarda mg/m bazında insanlarda önerilen maksimum 25 katı kullanıldığında fertiliteyi etkilememiştir.

4.7. Araç ve Makine Kullanımı Üzerindeki Etkileri

PEDİFEN COLD FLU şurup sersemlik, rehavet, yorgunluk ve görme bozuklukları gibi istenmeyen etkilere neden olabilir. Eğer bu istenmeyen etkiler görülürse, hastalar araç ve makine kullanmamaları konusunda uyarılmalıdırlar.

4.8. İstenmeyen etkiler

Rapor edilen istenmeyen etkiler aşağıdaki sıklık derecesine göre listelenmiştir:
Çok yaygın (>1/10); yaygın (>1/100 ila <1/10); yaygın olmayan (>1/1.000 ila <1/100); seyrek (>1/10.000 ila <1/1.000); çok seyrek (<1/10.000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor).

Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar:

Yaygın olmayan: Rinit
Seyrek: Aseptik menenjit (özellikle sistemik lupus eritematozus ve karma b; hastalığı gibi otoimmün hastalığı olan hastalarda) boyun sertliği, baş ağrısı, bulan ateş, yön duygusunu yitirme gibi semptomlarla birlikte
dokusu tı, kusma,
hemolitik

Kan ve lenfatik sistem hastalıkları:

Seyrek: Lökopeni, trombositopeni, nötropeni, agranülositoz, aplastik anemi ve anemi
Bilinmiyor: Hemolitik anemi, kan diskrazileri

Bağışıklık sistemi hastalıkları:

Seyrek: Anafılaktik reaksiyon Bilinmiyor: Alerjik reaksiyon, anjiyoödem

Psikiyatrik hastalıklar:

Yaygın: Sinirlilik, uykusuzluk
Yaygın olmayan: Yorgunluk, telaş hali, ajitasyon (huzursuzluk)
Seyrek: Halüsinasyon (özellikle çocuklarda) paranoid delüsyon, huzursuzluk, eksita
)ilite

Sinir sistemi hastalıkları:

Yaygın: Sersemlik, baş ağrısı, baş dönmesi Yaygın olmayan: Parestezi Seyrek: Optik nevrit, somnolans Bilinmiyor: İrritabilite, anksiyete

Göz hastalıkları:

Yaygın: Bulanık görme Yaygın olmayan: Görme bozukluğu Seyrek: Toksik optik nöropati

Kulak ve iç kulak hastalıkları:

Yaygın olmayan: Duyma bozukluğu Seyrek: Tinnitus, vertigo

Kardiyak hastalıklar:

Seyrek: Taşikardi, diğer kardiyak disritmiler Çok seyrek: Arteriyel trombotik olaylar (günde 2400 mg ibuprofen alımı gi dozlarda)
)i yüksek

Vasküler hastalıklar:

Seyrek: Kan basıncı artışı*
*Sistolik kan basıncı artışı gözlenmiştir. Terapötik dozlarda psödoefedrinin k^n basıncı üzerindeki etkisi klinik olarak anlamlı değildir.

Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar:

Yaygın olmayan: Astım, bronkospazm, dispne Bilinmiyor: Bronş sekresyonunda koyulaşma

Gastrointestinal hastalıklar:

Yaygın: Dispepsi, diyare, bulantı, kusma, abdominal ağrı, flatulans, konstipasyor hematemez, gastrointestinal hemoraji
melana,

Yaygın olmayan: Gastrit, duodenal ülser, gastrik ülser, oral ülserasyon Seyrek: Gastrointestinal perforasyon, ağız kuruluğu Çok seyrek: Pankreatit Bilinmeyen: Kolit ve Crohn hastalığı

Hepato-bilier hastalıklar:

Yaygın olmayan: Hepatit, sarılık, hepatik fonksiyon bozukluğu Seyrek: Hepatik hasar Çok seyrek: Hepatik yetmezlik

Metabolizma ve beslenme bozuklukları:

Bilinmiyor: İştahsızlık

Deri ve derialtı doku hastalıkları:

Yaygın: Deri döküntüsü
Yaygın olmayan: Ürtiker, kaşıntı, purpura, anjioödem, ışığa duyarlı reaksiyon Seyrek: iritasyonlu veya iritasyonsuz deri döküntüleri, hipersensitivite reaksiyonları, diğer
sempatomimetiklerle çapraz reaksiyon, alerjik dermatit*
Çok Seyrek: Stevens-Johnson sendromu dahil büllöz deri iltihabı, toksik epidermdi nekroliz ve eritema multiforme Bilinmiyor: Eksfolyatif dermatit
*Psödoefedrin kullanımı ardından bronkospazm, anjiyoödem gibi sistemik olan/olmayan çeşitli alerjik deri reaksiyonları bildirilmiştir.
belirtileri
prostatik
sendrom

Böbrek ve idrar hastalıkları:

Yaygın olmayan: Dizuri, erkek hastalarda üriner retansiyon (önceden mevcut bi: büyüme bu durumu hazırlayıcı bir faktör olabilir), tubulo interstisyel nefrit, nefroti ve renal yetmezlik

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar:

Yaygın olmayan: Yorgunluk Seyrek: Ödem
Nonsteroid antienflamatuar tedavisi ile ilişkili olarak ödem, hipertansiyon ve kalp bildirilmiştir. Klinik çalışmalar ve epidemiyolojik veriler, özellikle yüksek dozl mg/gün) ve uzun süreli tedavide ibuprofen kullanımının, arteryal trombotik ola; miyokard infarktüsü veya felç gibi, bkz bölüm 4.4) riskinde küçük bir art olabileceğini göstermektedir.
/etmezliği arda(2400 darın (ör. şa neden

ülserler, ^ulamasını melena, kolitin

t,

r.

En sık olan yan etkiler GI sistemde görülür. Özellikle yaşlı hastalarda gastrointestinal perforasyon veya kanama zaman zaman ölümcül olabilmektedir. İbuprofen uy takiben bulantı, kusma, diyare, hazımsızlık, konstipasyon, dispepsi, abdominal ağrı hematemez, hipertansiyon ve kalp yetmezliğinin yanı sıra ülseratif stomat şiddetlenmesi ve Crohn hastalığı rapor edilmiştir. Daha az sıklıkla gastrit görülmüştü:

Aseptik menenjitin bildirildiği vakaların çoğunda, altta yatan bazı otoimmün hastalık formları (özellikle sistemik lupus eritematoz ve benzer bağ doku hastalıkları) görülmektedir.
Bağışıklık sistemi hastalıkları: NSAİİ ile tedaviyi takiben hipersensivite reaksiyonları rapor edilmiştir. Bunlar; spesifik olmayan alerjik reaksiyon ve anafilaksi, astım, kötüleşmiş astım, bronkospazm veya dispneyi içeren solunum yolu reaktivitesi veya döküntü (çeşitli tiplerde), kaşıntı, ürtiker, purpura, anjiyoödem ve daha nadir olarak eksfolyatif ve bülöz dennatozları (Steven-Johnson Sendromu, topik epidermal nekrozis ve ertema multiforma dahil) ijeren deri bozukluklarıdır.
İstisna olarak, varisella ile ilişkili olarak deri ve bağ dokunun ciddi e komplikasyonlarının meydana geldiği bildirilmiştir.
nfeksiyöz
suresinin

İbuprofen trombosit agregasyonunda reversibl inhibisyon yaparak kanama uzamasına neden olabilir.

4.9. Doz Aşımı ve Tedavisi İbuprofen Toksisitesi

80-100 mg/kg üzerindeki dozlarda semptomların ortaya çıkma riski vardır. 200
mg/kg'ın

üzerindeki dozlarda kişiden kişiye oldukça değişken olsa da ciddi semptom riski vardır. 15 aylık bir çocukta 560 mg/kg'lık bir doz ciddi intoksikasyona yol açmıştır. 6 yaşında bir çocukta 3,2 gram hafif- orta derece intoksikasyona yol açmıştır. 1,5 yaşında bir çocjukta 2,8-4 gram ve 6 yaşında bir çocukta 6 gram ciddi intoksikasyona, bir erişkinde 8 gram crta derece intoksikasyona ve bir erişkinde 20 gramdan fazla bir doz çok ciddi intoksikasyona yol açmıştır. 16 yaşındaki bir gençte uygulanan 8 gram böbreği etkilemiştir ve bir gence alkolle birlikte verilen 12 gram akut tübüler nekroz ile sonuçlanmıştır.
Semptomlar
Ön planda görülen semptomlar bulantı, karın ağrıları ve kusma (kanlı olabilir) gibi gastrointestinal sistem semptomları ve baş ağrısı, kulak çınlaması, konfizyon ve nistagmustur. Yüksek dozlarda bilinç kaybı, konvulsiyonlar (esasen çocuklarda). Bradikardi, kan basıncında düşüş. Metabolik asidoz, hipematremi, böbrek etkileri, hematüri. Olası karaciğer etkileri. Hipotermi ve erişkin respiratuar distres sendromu nadir olarak bildirilmiştir.
Tedavi
Gerekli ise mide yıkanır, karbon verilir. Gastrointestinal problemler varsa antiasidİer verilir. Hipotansiyon varsa, intravenöz sıvı ve gerekirse inotropik destek. Yeterli diürezi sağlayınız. Asit-baz ve elektrolit bozukluklarını düzeltiniz. Sık veya uzayan konvülsiyonlar ntravenöz diazepam ile tedavi edilmelidir. Diğer semptomatik tedavileri uygulayınız.

Psödoefedrin hidroklorür Toksisitesi

Semptomlar
Akut aşın dozajında, önerilen dozlarında görülen yan etkilere ilaveten titreme, konvülsiyonlar, irritabilite, aşın huzursuzluk, palpitasyonlar. hipertansiyon görülebilir.
Tedavi
Solunum destekleyici ve koruyucu ve konvülsiyonlan kontrol edici önlemler alınmalıdır. Endike olduğu taktirde gastrik lavaj uygulanmalıdır. Mesane kateterizasyonu gerekebilir. İstenirse, psödoefedrin atılımının hızlandınlması için asit diürezi yapılabilir. Ancak bu prosedürün sağlayacağı terapötik yarar açık değildir. Aşın dozajda diyalizin değeri bilinmemektedir; ancak 60 mg psödoefedrin +8 mg akrivastin içeren preparatın 4 saatlik hemodiyaliziyle toplam vücut psödoefedrin miktannın %20'si uzaklaştınlabilmiştir.

Klorfeniramin maleat Toksisitesi

Günlük dozun 3-5 katı oral yoldan alınırsa zehirlenmeye yol açar. Çocuklar, antihistaminik ilaçlann antikolineıjik toksik etkisine yetişkinlerden daha duyarlıdır. Belirti ve bulgular arasında sedasyon, SSS'de paradoksal eksitasyon, toksik psikoz, konvülsiyonlar, apne, antikolineıjik etkiler, distonik reaksiyonlar, aritmi ve kardiyovasküler kollaps bulunmaktadır. Letal dozu 25-50 mg/kg arasındadır.
Gerekli ise temel ve ileri yaşam desteği verilmelidir. Nabızsız ventrikül fıbrilasybnu varsa defibrilasyon uygulanır. Antikolineıjik etki nedeniyle zehirlenme belirti ve bulgulan gecikebileceğinden, bulgusu olmayan hastalar en az 6-8 saat izlenmelidir. Hipotansiyon ve aritmiler agresif şekilde tedavi edilmelidir. Ortaya çıkabilecek koma, konvülsiyon. hipertermi ve ventrikül taşikardisi durumlan için izlem süresince hazırlıklı olunmalıdır.

5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

Farmakoterapötik grup:ATC Kod:

R05X

5.1 Farmakodinamik Özellikler

İbuprofen analjezik, antiinflamatuvar ve antipiretik aktiviteye sahip bir propiyonik as İbuprofenin terapötik etkilerinin siklo-oksijenaz izo enzimleri (COX-l ve COX-2) üze: selektif inhibitör etkisinin bir sonucu olduğu düşünülmektedir. İbuprofen. bu inhibitör e olarak, prostaglandin sentezinde belirgin bir düşme oluşturur.
türevidir, deki non-tkiye bağlı

ıt

nn

Deneysel veriler eş zamanlı kullanıldıklarında ibuprofenin düşük doz aspirinin trombosit agregasyonu üzerindeki etkisini engelleyebildiğini göstermektedir. Bir çalışmada, hzlı salimli aspirin dozundan (81 mg) önceki 8 saat içinde veya dozdan sonraki 30 dakika içinde lek doz 400 mg ibuprofen alındığında asetilsalisilik asidin tromboksan veya trombosit agreg ısyonunun oluşumunda etkisinin azaldığı gözlenmiştir. Ancak bu verilerdeki kısıtlamalar ve

ex vivo

verilerin klinik durumları değerlendirmedeki belirsizlikleri, düzenli ibuprofen kullanımı konusunda kesin sonuçlara varılamayacağını göstermektedir ve arasıra kullanılan ibuprofen ile klinik olarak anlamlı bir etki gözlenmesi muhtemelen beklenmemektedir.
Psödoefedrin. direkt veya indirekt sempatomimetik aktiviteye sahiptir ve etkili bir üst solunum yollan dekonjestanıdır. Psödoefedrin, sistolik kan basıncının yükseltilmesinde ve taşikardi yaratılmasında efedrinden önemli oranda daha az etkilidir ve merkezi sinir sisteminin uyarılmasında da etkisi daha düşüktür. Psödoefedrin, 4 saat süren dekonjestan etkisine 30 dakika içinde ulaşır. 60 mg psödoefedrinin. soğuk algınlığı ve rinitli hastalarda ve normal kişilerde ve aleıjik rinitli hastalarda histamin uygulanmasından sonra nazal hava akımı ile ölçüldüğü şekilde, etkili bir nazal dekonjestan olduğu gösterilmiştir.
Klorfeniramin maleat alkilamin türevi güçlü bir antihistaminiktir. Antikolineıjik akı sahiptir. H1 reseptör antagonisti özelliğinden dolayı üst solunum yollan aleıjik has burun akıntısı, göz sulanması, hapşırma gibi aleıjik bulgulannı geçici olarak ortadan

l

terapötik etkili bir antihistaminiktir. Antihistaminikler semptomatik rahatlık verir, r; alımı devam ettiği sürece devam eder.
iviteye de alıklarının aldırır. İyi atlık ilaç

ah;

5.2. Farmakokinetik Özellikler Genel özellikler

Emilim


İbuprofen. %80-90 oranında biyoyararlanım ile gastrointestinal kanaldan hızlıC Uygulamadan sonra bir ila iki saat içerisinde doruk serum konsantrasyonlarına ulaşılır. Gıda ile birlikte alındığında, aç kamına alındığı duruma göre doruk serum konsantrasyo ilan daha düşük olur ve bu düzeye daha yavaş ulaşılır. Gıda, toplam biyoyararlanımı önemli ölçüde etkilemez.

:a

emilir.

Psödoefedrin, oral uygulama sonrasında herhangi bir presistemik metabolizma olmadan, gastrointestinal kanaldan hızlıca ve tamamen emilir. Sağlıklı yetişkin gönüllülerde, 60 mg psödoefedrinin verilmesi yaklaşık 1.5 saat sonra (Tmaks) yaklaşık 180 mg/ml' lik bir doruk plazma konsantrasyonu (Cmaks) yaratmıştır.
Klorfeniramin maleat ağız yoluyla iyi absorbe olur, etkisi 15-60 dakikada başlar, İ3-6 saatte maksimuma erişir.

Dağılım


İbuprofen, büyük oranda bağlanır 0.12-0.2 l/kg olmak üzere küçüktür.
(%99) ve erişkinlerdeki dağılım hacmi

yaklaşık

Psödoefedrinin görünen dağılım hacmi (Vd/F) yaklaşık 2.8 1/kg'dır.
Klorfeniramin maleat plazma proteinlerine yaklaşık %70 oranında bağlanır. Sa sistemi de dahil olmak üzere, vücuda geniş bir dağılım gösterir. Plasentayı aşar sütüne geçer.
ntral sinir ve anne

Biyotransformasyon


İbuprofen, tercihen CYP2C9 olmak üzere sitokrom P450 ile karaciğerde 2-hidroks ve 3-karboksiibuprofen olarak iki primer inaktif metabolitine hızlıca metabolize oral yoldan alınmasını takiben, ibuprofenin oral dozunun %90'ından biraz daha az b idrarda oksidatif metabolitler ve bunların gluküronik konjugatları halinde İbuprofenin çok az miktarı değişmeden idrarda atılır.
ibuprofen [ur. İlacın ir miktarı, görülür.

Psödoefedrinin plazma yarılanma ömrü (tı/2) yaklaşık 5.5 saattir. Erkeklerde psödoefedrin çok az metabolize olur, yaklaşık %90'ı değişmeden idrarla atılır. Yaklaşık %1'i karaciğerde metabolize olur, N-demetilasyon ile norpsödoefedrine dönüşür.
Klorfeniramin hızlı bir şekilde ve geniş ölçüde metabolize edilir. Önce gastn mukozada metabolize olur, ardından karaciğerde ilk geçiş metabolizmasın. N-dealkilasyon ile değişik metabolitleri oluşur.
)intestinal a uğrar.

Eliminasvon


İbuprofenin böbrekler yoluyla atılımı hızlı ve tamdır. Eliminasyon yarılanma ömrü yaklaşık 2 saattir. İbuprofenin atılımı son dozdan sonra 24 saat içinde hemen hemen tamamlanır
Psödoefedrin ve metaboliti idrar ile atılır; dozun % 55 ile % 90' 1 herhangi bir değişikliğe uğramadan atılır. Psödoefedrinin görünen total vücut klerensi (Cl/F) 7.5 ml/dak/kg'dır. Sabit eliminasyon hızı yaklaşık 0.13 sa'1 ' dir, idrar asitlendiğinde psödoefedrinin idrar ile dışarı atılma hızı artar. Bunun tersine, idrar pH'ı arttıkça, idrar ile dışarı atılma hızı azalır. Böbrek yetmezliği psödoefedrinin plazma düzeylerini artıracaktır. Zayıf bir temelde, böbrekten atılım düzeyi idrarın pH'ına bağlıdır. Düşük idrar pH'ında, tübüler geri emilim minimaldir ve idrar akış hızı ilacın klerensini etkilemez. Yüksek pH'da (>7.0), psödoefedrin yaygın şekilde renal tülbülde geri emilir ve renal klerens idrar akış hızına bağlıdır.
Klorfeniramin maleat 24 saat içinde metabolitler şeklinde böbrek yoluyla atılıma uğıtar.

Doğrusallık/doğrusal olmayan durum


İbuprofen, psödoefedrin ve klorfeniraminin kinetiği doğrusaldır.

Hastalardaki karakteristik özellikler

Böbrek yetmezliği:


Sağlıklı gönüllüler ile karşılaştırıldığında hafif böbrek yetmezliği olan hastalarda bağlanmamış (S)-ibuprofenin arttığı, (S)-ibuprofen için daha yüksek Eğri Altı Al ın (EAA) değerlerinin olduğu ve enantiyomerik EAA (S/R) oranlarının arttığı bildirilmiştir.
Diyaliz uygulanan son dönem böbrek hastalığı olan hastalarında, ibuprofenin ortalama serbest fraksiyonu yaklaşık %3 iken sağlıklı gönüllülerde yaklaşık %1 olmuştur. Ağır böbrek yetmezliği ibuprofen metabolitlerinin birikmesine neden olabilir. Bu etkinin anlamı bilinmemektedir. Metabolitler hemodiyaliz ile uzaklaştırılabilir (bkz. bölüm 4.2, 4.3 ve 4.4).
Psödoefedrin, böbrek yetmezliği artmış plazma düzeylerine yol açar. PEDİFEN COLD FLU şurup ile böbrek yetmezliğinde yapılmış spesifik çalışma yoktur. Ancak çeşitli derecelerde böbrek yetmezliği olan hastalarda 60 mg psödoefedrin + 8 mg akrivastin kapsüllerinin tek doz uygulamasını takiben orta şiddetli ve şiddetli böbrek yetmezliği olan hastalarca sağlıklı gönüllülere nazaran psödoefedrin C max değeri 1.5 misli artmıştır. T max değeri böbrek hastalarında değişmemiştir. Yarılanma ömrü, sağlıklı gönüllülere nazaran hafif ve şiddetli böbrek yetmezliğinde sırasıyla 3-12 misli artmıştır.

Karaciğer yetmezliği:


Orta derecede karaciğer yetmezliğinin eşlik ettiği alkolik karaciğer hastalığı, farmlıkokinetik parametrelerde önemli bir değişikliğe neden olmamıştır. Rasemik ibuprofen ile tedavi edilen orta dereceli karaciğer yetmezliği olan siroz hastalarında (Child Pugh skoru 6-10), yarılanma ömrünün ortalama 2-kat uzadığı ve enantiyomerik AUC oranının (S/R) sağlıklı gönüllülere göre anlamlı oranda daha düşük olduğu gözlenmiştir. Bu durum, (R)-ibuprofenin aktif (S)-enantiyomere metabolik çevrilmesinin azaldığını göstermektedir (bkz. bölüm 4.2, 4.3 ve 4.4).

Yaşlı hastalarda:


Böbrek yetmezliğinin olmadığı durumda, genç ve yaşlı hastalar arasında farmakokinetik profil ve üriner atılımda yalnızca minör, klinik olarak anlamlı olmayan farklar görülmektedir.
Yaşlı hastalarda 60 mg psödoefedrin + 8 mg akrivastin uygulanmasını takiben psödoefedrin için görülen tı/2 sağlıklı gönüllülerdekinin 1.4 katı olmuştur. Görünen Cl/F sağlıklı gönüllülerdekinin 0.8 katı olmuştur ve Vd/F değişmemiştir. PEDİFEN COLD FLU şurup ile yapılmış spesifik bir çalışma yoktur.

Çocuk hastalarda:


Bir yaş ve üzerindeki çocuklarda ağırlığa göre ayarlanmış dozun (5 mg/kg ila 10 mg/kg vücut ağırlığı) uygulanmasını takiben sistemik ibuprofen maruziyetinin erişkinlerdekirıe benzer olduğu görülmektedir. Üç aylık ila 2.5 yaşındaki çocuklarda, 2.5 ila 12 yaşındaki çocuklardakinden daha yüksek dağılım hacmi (L/kg) ve klerens (L/kg/sa) görülmüştür.

5.3. Klinik öncesi güvenlik verileri

İbuprofen

:
Akut toksisite:

Tür
Seks
Doz aralığı
Etkisiz
Bariz etkili
Mak. non-
Min. letal
Non-fetal


mg/kg
mak. düzey
min. doz
letal doz
doz
mak. doz



mg/kg
mg/kg
mg/kg
mg/kg
mg/kg
Fare
E
200-1600
200
400
200
400
800
(oral)
E
100-1600
100
200
100
200
800
Fare (ip)







Sıçan
E
400-1600
400
800
800
1600
1600
(oral)
E
400-1600
800
1600
800
1600
1600
Kronik toksisite:
Tek sürekli patolojik bulgu olarak gastrointestinal sistem ülserasyonu gözlendi. Blı bulguya rastlanan en düşük günlük dozlar: Farede 300 mg/kg; sıçanda: 180 mg/kg; maymunda: 100 mg/kg; köpekte: 8 mg/kg. gastrointestinal hasar görülmeme düzeyi sıçanda 6 ay süre ile günde 60 mg/kg ve farede 90 gün süre ile günde 75 mg/kg olarak bulundu. Bir çalışmada 2 yılın sonunda sıçanda renal papiler değişiklikler bulundu. Bu bulgular, non-steroidal antienflamatuvarlar için tipiktir ve insanlarda anlamlılığı şüphelidir.

Psödoefedrin:


Mutajenite: Bakteri ve memelilere yapılan

in vivoin vitro

tahlillerinde psöd Defedrinin genotoksik olmadığı saptanmıştır.
Karsinojenite: Psödoefedrinin karsinojenik potansiyeli olup olmadığı hakkında yeterli bilgi yoktur.
Teratojenite: Psödoefedrin, sıçanlarda 432 mg/kg/gün oral doza veya tavşan|arda 200 mg/kg/gün oral doza kadar teratojenik etki göstermemiştir.

Klorfeniramin maleat:


Geçerli değildir.

6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLERİ

6.1. Yardımcı Maddelerin Listesi

Nipajin M Sodyum sakkarin Sodyum karboksimetil selüloz Sorbitol (%70)
Sodyum hidroksit Şeker
Karışık meyve aroması Tween 80 Saf su

6.2. Geçimsizlikler

Geçerli değildir.

6.3. Raf Ömrü

24 ay

6.4. Saklamaya yönelik özel tedbirler

25°C'nin altında oda sıcaklığında saklayınız.

6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği

PEDİFEN COLD FLU şurup, 125 mİ' lik silme hacimde PE kapaklı, amber renkli c ım şişede satışa sunulmaktadır.
Her bir karton kutu; 1 adet plastik kapaklı şişe, 1 adet 5 ml'lik plastik kaşık içermektedir.

6.6. Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmayan ürün veya atık maddeler ''Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve ^mbalaj Atıkları Yönetmeliğine uygun olarak imha edilmelidir.

7. RUHSAT SAHİBİ

ATABAY KİMYA SAN. ve TİC. A.Ş.
Acıbadem Köftüncü Sokak No: 1 34718 Kadıköy / İSTANBUL Tel : 0216 339 69 03 Faks : 0216 340 13 77 e-posta : info@atabay.com

8. RUHSAT NUMARASI

2014/39

9. İLK RUHSAT TARİHİ/RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk Ruhsat Tarihi:08.02.2014 Ruhsat Yenileme Tarihi:-

10. KÜB 'ÜN YENİLEME TARİHİ

İlaç Bilgileri

Pedifen Cold&flu Şurup

Etken Maddesi: Ibuprofen+klorfeniramin Maleat+psödoefedrin Hidro...

Pdf olarak göster

Kullanma talimatı ve kısa ürün bilgileri

  • Pedifen Cold&flu Şurup-KUB
  • Pedifen Cold&flu Şurup-KT
  • Google Reklamları

    Ana Sayfa | Hakkımızda | İlaçlar | İlaç Ara | İlaç Firmaları | Gizlilik | Bize Ulaşın

    Telif Hakkı 2008-2019 © İlaç Prospektüsü. Tüm Hakları Saklıdır.
    Uyarı: Sitemizde yayınladığımız ilaç bilgileri ile doktora danışmadan kesinlikle ilaç kullanmayınız!
    Aksi halde doğabilecek sağlık sorunlarından ilacprospektusu.com sorumlu tutulamaz.