Alfabetik İlaç RehberiDetaylı İlaç AraYeni Listelenilen İlaçlarEn Çok Aranan İlaçlarPazarda Bulunamayan İlaçlar

Mycocur 125 Mg Tablet Kısa Ürün Bilgisi

Dermatolojik İlaçlar » Dermatolojik Antifungaller » Sistemik Antifungaller » Sistemik Antifungaller » Terbinafin

KISA ÜRÜN BİLGİSİ
1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADIMYCOCUR 125 mg tablet
2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİMEtkin madde:
Terbinafuı HC1 140.625 mg (125 mg terbinafıne eşdeğer miktarda)
Yardımcı maddeler:
Kroskarmelloz sodyum 5.850 mg
Yardımcı maddeler için 6.1 'e bakınız.
3. FARMASÖTİK FORMTablet
MYCOCUR tabletler beyaz renkli, yuvarlak ve tek çentikli tabletlerdir.
4. KLİNİK ÖZELLİKLER
4.1 Terapötik endikasyonlar
• Onikomikozis
• Tinea capitis
• Tinea pedis
• Tinea corporis
• Tinea cruris
4.2 Pozoloji ve uygulama şekliPozoloji/ Uygulama sıklığı ve süresi
Tedavi süresi endikasyona ve enfeksiyonun şiddetine göre değişir.
Doktor tarafından başka şekilde tavsiye edilmediği takdirde;
Çocuklar:
İki yaşm altmdaki (genellikle< 12 kg) çocuklarda kullanımıyla ilgili herhangi bir veri bulunmamaktadır.
Günde tek doz 1 tablet MYCOCUR (125 mg) Günde tek doz

2

tablet MYCOCUR (250 mg)
20-40 kg arası çocuklar:
40 kg'ın üzerindeki çocuklar:

Yetişkinler:
Günde tek doz iki tane MYCOCUR 125 mg tablet verilir.
Deri enfeksiyonlarında:
Tavsiye edilen tedavi süreleri:
Tinea pedis (interdijital, plantar/mokasen tipte): 2-6 hafta Tinea corporis, cruris: 2-4 hafta
Enfeksiyon belirti ve bulgularının tamamen düzelmesi mikolojik iyileşmenin sağlanmasından sonra birkaç hafta alabilir.
Saç ve kafa derisi enfeksiyonlarında:
Tavsiye edilen tedavi süresi:
Tinea capitis: 4 hafta
Tinea capitis özellikle çocuklarda görülür.
Onikomikoz:
Başarılı tedavi süresi çoğu hastalarda 6-12 haftadır.
El tırnağı onikomikozu:
Çoğu vakada el tırnağı enfeksiyonları için 6 haftalık tedavi yeterlidir.
Ayak tırnağı onikomikozu:
Çoğu vakada ayak tırnağı enfeksiyonları için 12 haftalık tedavi yeterlidir. Tırnak büyümesi yavaş olan bazı hastalarda daha uzun süreyle tedavi gerekebilir. Optimum klinik etkinliğe, mikolojikiyileşmeden ve tedavinin sonlandırılmasından birkaç ay sonra ulaşılır. Bu durum sağlıklı tırnakbüyümesi için gerekli süre ile ilgilidir.

Uygulama şekli

Çentikli tabletler su ile oral yoldan alınır. Tercihen her gün aynı saatte alınmalıdır ve aç veya tok kamına alınabilir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler Karaciğer yetmezliği:

MYCOCUR tabletler kronik ya da aktif karaciğer hastalığı bulunan hastalar için önerilmez (bkz. Bölüm 4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri).

Böbrek yetmezliği:

Terbinafın tabletlerin kullanımı böbrek bozukluğu olan hastalarda yeterince araştınImamıştır; bu nedenle bu popülasyonda önerilmez (bkz. Bölüm 4.4 Özel kullanım uyarılan ve önlemleri veBölüm 5.2 Farmakokinetik özellikler).

Pediyatrik popülasyon:

Çocuklarda kullanımının güvenilirliği kesin olarak kanıtlanmamıştır.
Geriyatrik popülasyon:
Yaşlılarda (65 yaş ve üzeri) farklı dozaj gerektiğine ve yan etkilerin gençlerde görülenlerden farklı olduğuna dair bulgu yoktur. Bu yaş grubunda hastalara MYCOCUR tablet reçete ederken,önceden mevcut bir karaciğer veya böbrek fonksiyon bozukluğu olabileceği akılda tutulmalıdır(bkz. Bölüm 4.4. Özel kullanım uyarıları ve Önlemleri).

43Kontrendikasyonlar

Terbinafıne ve kullanılan yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılık.
4.4 Özel kullanım uyanları ve önlemleriKaraciğer fonksiyonu
MYCOCUR'ün kronik veya aktif karaciğer hastalığı olan hastalarda kullanılması tavsiye edilmemektedir. Karaciğer toksisitesi, daha önceden karaciğer hastalığı olan veya olmayanhastalarda meydana gelebilmesi sebebiyle, MYCOCUR tablet reçete edilmeden önce, karaciğerfonksiyon testleri uygulanmalıdır. Bu nedenle karaciğer fonksiyon testlerinin (4-6 haftalıktedaviden sonra) periyodik olarak izlenmesi önerilmektedir. Karaciğer fonksiyon testlerindeyükselme durumunda MYCOCUR hemen bırakılmalıdır. Terbinafın tabletlerle tedavi edilenhastalarda çok nadir olarak ciddi karaciğer bozukluğu (bazıları fatal sonuçlu ya da karaciğertransplantasyonu gerektiren) bildirilmiştir. Karaciğer yetmezliği vakalarının çoğunda, hastalardaaltta yatan ciddi sistemik koşullar saptanmıştır ve terbinafın tabletlerin alınmasıyla karaciğeryetmezliği gelişmesi arasındaki nedensel ilişki kesin değildir (bkz. Bölüm 4.S İstenmeyenetkiler). Eğer hastada açıklanamayan inatçı bulantı, iştah azalması, yorgunluk, kusma, sağ üstkadranda abdominal ağrı, sarılık, idrar renginde koyulaşma, dışkı renginde açılma gibi bulgu vebelirtiler görülürse MYCOCUR tedavisine son verilmeli ve karaciğer fonksiyonlarıdeğerlendirilmelidir.
Dermatolojik etkiler
Terbinafın tabletleri alan hastalarda ciddi cilt reaksiyonları (örneğin Stevens-Johnson sendromu, toksik epidermal nekroliz, eozinofıli ve sistemik semptomlar ile ilaç döküntüsü) çok nadirbildirilmiştir. Eğer ilerleyici cilt döküntüsü oluşursa MYCOCUR tabletleriyle tedavi kesilmelidir.
Terbinafın, daha önce psoriyazis veya lupus eritematozusu olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır çünkü pazarlama sonrası dönemde psoriyazis ve kutanöz ve sistemik lupuseritematozus yatkınlığı ve alevlenmesi bildirilmiştir.
Hematolojik etkiler
Terbinafın tabletlerle tedavi edilen hastalarda çok nadir kan diskrazisi (nötropeni, agranülositoz, trombositopeni, pansitopeni) vakaları bildirilmiştir. MYCOCUR tabletlerle tedavi edilenhastalarda oluşan herhangi bir kan diskrazisinin etiyolojisi değerlendirilmeli ve MYCOCURtabletleriyle tedavinin bırakılması da dahil olmak üzere ilaç rejiminde olası bir değişiklikhakkında karar verilmelidir.
Böbrek fonksiyonu
Böbrek fonksiyon yetmezliği olan hastalarda (kreatinin klerensi 50 mL/dak altında olanlar veya serum kreatinini 300 pmol/L üzerinde olanlar) terbinafın tabletlerin kullanımı yeterincearaştırılmamıştır, bu nedenle de önerilmez (bkz. Bölüm 5.2 Farmakokinetik özellikler).
Sodyum için uyarı
Bu tıbbi ürün her tablette 1 mmol (23 mg)'den daha az sodyum ihtiva eder; yani esasında “sodyum içermez”.
Diğer ilaçlarla etkileşimler

İn vitroin

v/vo çalışmalar, terbinafınin CYP2D6 metabolizmasını inhibe ettiğini göstermiştir. Bu nedenle, özellikle terbinafın ile birlikte trisiklik antidepresanlar, beta blokerler, selektifserotonin geri alım inhibitörleri (SSRI), antiaritmikler (İA, İB ve İC sınıfı içeren) ve B tipimonoamin oksidaz inhibitörleri gibi başlıca CYP2D6 tarafından metabolize edilen ilaçlankullanan hastalar eğer birlikte kullandıkları ilacın tedavi aralığı da darsa takip edilmelidir (bkz.Bölüm 4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri).
Diğer
Retinal ve oküler değişiklik, pansitopeni, nötropeni, Stevens-Johnson sendromu ve toksik epidermal nekrozis görülmesi durumunda tedaviye son verilmelidir.

4.5 Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Diğer tıbbi ürünlerin terbinafın üzerindeki etkisi:
Terbinafinin plazma klerensi, metabolizmayı indükleyen ilaçlar tarafından hızlandınlabilir ve sitokrom P450'yi inhibe eden ilaçlar tarafından inhibe edilebilir. Bu ilaçların birlikte kullanılmasıgerektiğinde, MYCOCUR dozajının uygun şekilde ayarlanması gerekebilir.
Aşağıdaki tıbbi ürünler terbinafınin etkisini ya da plazma konsantrasyonunu artırabilir:
Simetidin terbinafinin klerensini %30 azaltmıştır.
Flukonazol hem CYP2C9 hem de CYP3A4 enzimlerinin inhibisyonu ile terbinafınin Cmaks ve EAA değerlerini sırasıyla % 52 ve % 69 artırmıştır. Maruziyette benzer bir artış, ketokonazol veamiodaron gibi hem CYP2C9 hem de CYP3A4'ü inhibe eden diğer ilaçlar terbinafın ileeşzamanlı olarak kullanıldığında meydana gelebilir.
Aşağıdaki tıbbi ürünler terbinafınin etkisini ya da plazma konsantrasyonunu azaltabilir:
Rifampisin terbinafinin klerensini %100 artırmıştır.
Terbinafınin diğer tıbbi ürünler üzerindeki etkisi:
Terbinafın aşağıdaki tıbbi ürünlerin etkisini ya da plazma konsantrasyonunu artırabilir:
Kafein:
Terbinafın intravenöz yoldan uygulanan kafeinin klerensini %21 azaltmıştır.
Varfarin:
Terbinafın varfarinin etkilerini artırabilir.
Ağırlıklı olarak CYP2D6 ile metabolize edilen bileşikler:

in vitroin

vrvo çalışmalar terbinafinin CYP2D6 aracılı metabolizmayı inhibe ettiğini göstermiştir. Bu bulgu, aynı zamanda dar bir terapötik pencereye sahip olan ve özellikle ağırlıklıolarak CYP2D6 ile metabolize edilen trisiklik antidepresanlar (TCA'lar), P-blokerler, selektifserotonin geri-alım inhibitörleri (SSRI'lar), antiaritmikler (İA, İB ve İC sınıfını içeren) ve B tipimonoamin oksidaz inhibitörleri (MAO-İ'ler) ilaç sınıflarının belirli üyeleri gibi bileşikler için,klinik açıdan anlamlı olabilir (bkz. Bölüm 4.4. Özel kullanım uyarıları ve Önlemleri).
Terbinafın desipraminin klerensini %82 azaltmıştır (bkz. Bölüm 4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri).
Kapsamlı dekstrometorfan (öksürük giderici ilaç ve CYP2D6 prob substratı) metabolizörleri olarak karakterize edilen sağlıklı gönüllülerde yapılan çalışmalarda, terbinafın idrardakidekstrometorfan/dekstrorfan metabolik oranını ortalama 16 ila 97 kat artırmıştır. Böylece,terbinafın güçlü CYP2D6 metabolizörlerini, zayıf metabolizör durumuna dönüştürebilir.
Terbinafın ile eşzamanlı olarak kullanılan ve etkileşimlere yol açmayan ya da ihmal edilebilir etkileşimlere yol açan diğer ilaçlarla ilgili bilgiler:
Sağlıklı gönüllülerde ve

in vitro

koşullarda yapılan çalışmaların bulgularına göre, terbinafın CYP2D6 ile metabolize olanlar hariç olmak üzere (aşağıya bakınız), sitokrom P450 sistemiaracılığıyla metabolize edilen çoğu ilacm (örneğin; terfenadin, triazolam, tolbutamid ya da oralkontraseptifler) klerensini artırma ya da inhibe etme açısından ihmal edilebilir bir potansiyelesahiptir.
Terbinafm antipirin ya da digoksinin klerensini değiştirmez.
Terbinafinin flukonazolün farmakokinetiği üzerinde bir etkisi yoktur. Ayrıca terbinafın ve potansiyel olarak eş zamanlı kullanılabilen ilaçlar kotrimoksazol (trimetoprim vesülfametoksazol), zidovudin veya teofılin arasında klinik açıdan anlamlı bir etkileşim söz konusudeğildir.
insidansları tek başına oral kontraseptif kullanan hastalardaki insidansla aynı sınırlar içinde kalmakla birlikte, oral kontraseptiflerle eş zamanlı olarak terbinafın kullanan hastalarda bazımenstrüasyon düzensizliği vakaları bildirilmiştir.
Terbinafın aşağıdaki tıbbi ürünlerin etkisini ya da plazma konsantrasyonunu azaltabilir:
Terbinafm siklosporinin klerensini %15 artırmıştır.
Terbinafın kodein ve tramadolün etkilerini azaltabilir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Özel popülasyonlara ilişkin klinik etkileşim çalışması yürütülmem iştir.

Pediyatrik popülasyon:

Pediyatrik popülasyona ilişkin klinik etkileşim çalışması yürütülmemiştir. Çocuklarda kullanımının güvenilirliği kesin olarak kanıtlanmamıştır.

4.6 Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiyeÇocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

Oral kontraseptifler ile eşzamanlı olarak terbinafin tablet alan hastalarda bazı menstrüel düzensizlik vakaları bildirilmiştir; bununla birlikte bu bozuklukların insidansı, tek başına oralkontraseptif alan hastalardaki insidans aralığı içinde kalmıştır.
Gebe kalma potansiyeline sahip kadınlar için özel önerileri destekleyecek veri mevcut değildir.

Gebelik dönemi

Terbinafin için, gebeliklerde maruz kalmaya ilişkin klinik veri sınırlıdır. Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, gebelik / embriyonal / fetal gelişim / doğum ya da doğum sonrası gelişim ileilgili olarak doğrudan ya da dolaylı zararlı etkiler olduğunu göstermemektedir. Terbinafin gebeliksırasında kullanılmamalıdır.
Gebe kadında klinik deneyim sınırlı olduğundan, muhtemel yararlanma beklentisi, muhtemel riskleri geçmediği sürece MYCOCUR gebelik sırasında kullanılmamalıdır.

Laktasyon dönemi

Terbinafin sütle atılır, bu nedenle MYCOCUR tablet tedavisi gören kadınlar emzirmemelidirler.

Üreme yeteneği/Fertilite

İnsan deneyiminden elde edilen bağlantılı bilgiler mevcut değildir. Sıçanlardaki fertilite çalışmaları, fertilite veya üreme performansında olumsuz bulgulara işaret etmemiştir.

4.7 Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

Terbinafin tabletlerle tedavinin araba sürme ve makine kullanma üzerindeki etkileri üzerine çalışmalar yapılmamıştır. İstenmeyen bir etki olarak baş dönmesi yaşayan hastalar araba sürmeve makine kullanmaktan kaçınmalıdır.

4.8 istenmeyen etkiler

Klinik çalışmalar veya pazarlama sonrası dönemden elde edilen advers ilaç reaksiyonları MedDRA sistem organ sınıfına göre listelenmektedir. Her bir sistem organ sınıfı içinde adversilaç reaksiyonları sıklığa göre sıralanmaktadır ve en sık reaksiyonlar ilk olarak listelenmektedir.Her bir sıklık gruplaması içinde advers ilaç reaksiyonları azalan ciddiyet sırasına göresunulmaktadır. Ayrıca, her bir advers ilaç reaksiyonu için ilgili sıklık kategorisi aşağıdakigrupları temel almaktadır (CIOMS III): çok yaygın (>1/10); yaygın (>1/100 ila <1/10); yaygın
olmayan (>1/1000 ila <1/100); seyrek (>1/10000 ila <1/1000); çok seyrek (<1/10000), bilinmiyor (Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor).

Kan ve lenf sistemi hastalıkları

Yaygm olmayan: Anemi.
Çok seyrek: Nötropeni, agranülositoz, trombositopeni, lenfositopeni, pansitopeni.

Bağışıklık sistemi hastalıkları

Çok seyrek: Anafılaktoid reaksiyonlar (anjiyoödemi de içeren), kutanöz ve sistemik lupus eritematozus.

Psikiyatrik hastahklar

Yaygm: Depresyon.
Yaygın olmayan: Anksiyete.

Sinir sistemi hastalıkları

Çok yaygm: Baş ağrısı.
Yaygm: Aguzinin* dahil olduğu disguzi*, sersemlik.
Yaygm olmayan: Parestezi, hipoestezi.

Göz hastalıkları

Yaygm: Görme bozuklukları.

Kulak ve iç kulak hastalıkları

Yaygm olmayan: Tinnitus.

Gastrointestinal hastalıklar

Çok yaygm: Gastrointestinal semptomlar (abdominal şişkinlik, iştah azalması, dispepsi, bulantı, hafif karın ağrısı, ishal).

Hepato-bilier hastalıklar

Seyrek: Karaciğer yetmezliği, hepatit, sarılık, kolestaz, karaciğer enzimlerinde artış.

Deri ve deri altı doku hastalıkları

Çok yaygın: Ürtiker, deri döküntüsü.
Yaygm olmayan: Fotosensivite reaksiyonu.
Çok seyrek: Stevens-Johnson Sendromu, toksik epidermal nekroliz, akut jeneralize ekzantematöz püstülozis, eritema multiforme, toksik cilt döküntüsü, eksfoliyatif dermatit, büllöz dermatit.Deride ilerleyici kızarıklık ve döküntü olursa MYCOCUR tedavisine devam edilmemelidir.
Psoriasiform döküntüler veya psoriyaziste şiddetlenme.

Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları

Çok yaygm: Kas iskelet reaksiyonları (artralji, miyalji).

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar

Yaygın olmayan: Yüksek ateş.
Yaygın: Yorgunluk.

Araştırmalar:

Yaygın olmayan: Kilo azalması.**
* İlacın kesilmesinden sonra birkaç hafta içinde ortadan kalkan, aguziyi içeren hipoguzi. Uzayan hipoguzinin görüldüğü münferit vakalar bildirilmiştir.
**Disguziye sekonder olarak kilo kaybı görülmüştür.

Spontan raporlarda ve literatür vakalarındaki advers ilaç reaksiyonları (sıklık bilinmiyor)

Aşağıdaki advers ilaç reaksiyonları, spontan vaka raporları ve literatür vakaları aracılığıyla terbinafın ile pazarlama sonrası deneyimden elde edilmiştir. Bu reaksiyonlar belirsiz boyutta birpopülasyondan isteğe bağlı olarak bildirilmiş olduğundan, sıklığın güvenilir bir şekilde tahminedilmesi mümkün değildir ve dolayısıyla bilinmiyor olarak kategorize edilmiştir. Advers ilaçreaksiyonları MedDRA'daki sistem organ sınıflarına göre listelenmiştir. Her bir sistem organsınıfı içinde ADR'ler azalan ciddiyete göre sunulmaktadır.

Spontan raporlar ve literatürden elde edilen advers ilaç reaksiyonları (sıklık bilinmiyor) Bağışıklık sistemi hastalıkları

Anafilaktik reaksiyon, serum hastalığı benzeri reaksiyon.

Sinir sistemi hastalıkları

Kalıcı anosmi dahil olmak üzere anosmi, hiposmi.

Göz hastalıkları

Bulanık görme, görme keskinliğinde azalma.

Kulak ve iç kulak hastalıkları

Hipoakuz, duyma bozukluğu.

Vasküler hastalıklar

Vaskülit.

Gastrointestinal hastalıklar

Pankreatit.

Deri ve derialtı doku hastalıkları

Eozinofıli ve sistemik semptomlarla birlikte deri döküntüsü.

Kas-ıskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları

Rabdomiyoliz.

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar

Grip benzeri hastalık.

Araştırmalar

Kan kreatinin fosfokinaz artışı.

4.9 Doz aşımı ve tedavisi

Bir kaç doz aşımı olgusu (5 g'a kadar) bildirilmiştir. Baş ağrısı, bulantı, epigastrik ağrı ve baş dönmesi oluşmuştur. Doz aşımının önerilen tedavisi esas olarak aktif kömür uygulayarak ilacıneliminasyonu ve eğer gerekirse, semptomatik destekleyici tedaviden ibarettir.

5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER5.1 Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grup: Sistemik antifiıngaller ATC kodu: D01BA02
Terbinafm, allilamin olup, Trichophyton (örn. T. rubrum, T. mentagrophytes, T. verrucosum, T. ton şuran s, T. violaceum), Microsporum (örn. M. canıs), Epidermophyton floccosum ve Candidacinsi maya (öm. C. albicans) ve Pityrosporum gibi deri, saç ve tırnağın fungal patojenlerine karşıgeniş bir etki spektrumuna sahiptir. Düşük konsantrasyonlarda dermatofıtlere, küf mantarlarınave dimorfik mantarlara karşı fungisidal etki gösterir. Maya mantarlarına karşı etkinliği, mantarıntürüne göre fungisidal veya fungustatik özelliktedir.
Terbinafm, mantarın sterol biyosentezini erken dönemde spesifik olarak engeller. Bu durum ergosterol yetmezliğine ve intrasellüler skualen birikimine yol açarak, mantar hücresinin ölümüile sonuçlanır. Terbinafm, mantar hücre membranmda skualen epoksidaz enzimi inhibisyonu yoluile etki gösterir. Skualen epoksidaz enziminin P450 sistemi ile bir bağlantısı yoktur.
İlaç oral olarak verildiğinde, terbinafm deri, saç ve tırnaklarda fungisidal aktivite oluşturacak düzeyde birikir.
Klinik çalışmalar
Onikomikoz:
Terbinafm tablet'in onikomikoz tedavisindeki etkililiği, ayak tırnağı ve/veya el tırnağı enfeksiyonları olan hastalarda yürütülen, plasebo kontrollü klinik çalışmalarda gösterilmiştir.
12 haftalık tedavinin ardından 36 haftalık takip sonrası değerlendirilen ayak tırnağı onikomikozu çalışmasında hastaların %70'inde eşzamanlı olarak negatif KOH ve negatif kültür görülmesi iletanımlanan mikolojik iyileşme gözlenmiştir. Hastaların %59'unda tedavi etkili olmuştur(mikolojik iyileşmenin yanı sıra %0 tırnak tutulumu veya >5 mm yeni etkilenmemiş tırnakbüyümesi); hastaların %38'inde mikolojik iyileşmeye ek olarak klinik iyileşme (%0 tırnaktutulumu) gözlenmiştir.
6 haftalık tedavinin ardından 18 haftalık takip sonrası değerlendirilen el tırnağı onikomikozu çalışmasından elde edilen sonuçlar, hastaların %79'unda mikolojik iyileşme görüldüğünü,hastaların %75'inde tedavinin etkili olduğunu ve %59'unda mikolojik ve klinik iyileşmesağlandığını göstermiştir.
Onikomikoz için tedavi başarısına kadar geçen ortalama süre, ayak tırnağı çalışmasında yaklaşık
10 ay ve el tırnağı çalışmasında 4 ay olarak belirlenmiştir. Ayak tırnağı çalışmasında, klinikiyileşme sağlandıktan en az altı ay ve terbinafm tedavisi tamamlandıktan en az bir yıl sonradeğerlendirilen hastalarda klinik nüks oranı yaklaşık %15 olarak belirlenmiştir.
Tinea capitis (Saç mantarı):
Üç karşılaştırmalı etkililik çalışmasında %97'den fazlası çocuk olan toplam 117 hastaya oral terbinafm (günde bir defa 62.5 - 250 mg) verilmiştir. 4 hafta boyunca terbinafm veya 8 haftaboyunca griseofulvin günde bir defa akşam öğünü sonrası uygulanmıştır. Negatif mikoloji testlerive semptomlarda azalma şeklinde tanımlanan etkililik, 8. haftada ve takip muayenesinde (ilk ikiçalışmada 12. haftada ve üçüncü çalışmada 24. haftada) değerlendirilmiştir. Üç çalışmadaterbinafm verilen hastaların sırasıyla %85, %88 ve %72'sinde takipte negatif mikoloji testsonuçlan elde edilmiştir, griseofülvin için bu oranlar %73, %89 ve %69 bulunmuştur.Griseofulvin verilen hastaların

%66, %74

ve %59'una kıyasla terbinafin ile tedavi edilenhastaların %82, %78 ve %69'unda tedavi etkili (negatif mikoloji ve belirti ve bulguların hiçolmaması veya hafif şiddette olması) bulunmuştur. İlk çalışmadaki farkın terbinafin lehineistatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmüştür.

TrichophytonMicrosporumTrichophytonMicrosporumTrichophyton

türünün neden olduğu T. capitiste tedavi süresini 6-8 haftadan sadece 2-4haftaya düşürdüğünü göstermektedir.
Tinea capitisi i hastalarda gerçekleştirilen faz II klinik çalışmalarda, 588 çocuk için bildirilen advers olaylann genellikle hafif şiddetli olduğu, nispeten seyrek görüldüğü ve çoğunluklatedaviyle aralarında kesin olmayan bir ilişki olduğu belirlenmiştir. SGPT düzeylerinde artışa dair
11 ve tat kaybına dair 1 rapor alınmıştır. Diğer olaylar arasında hafif şiddetli gastrointestinalsemptomlar veya deri semptomları ve interküran enfeksiyonlar olduğunu gösteren laboratuarbulguları yer almaktadır.
Oral tedavinin enfeksiyonun yeri, şiddeti ve boyutu nedeniyle genel olarak uygun kabul edildiği, deride görülen mantar enfeksiyonları (tinea corporis, tinea cruris, tinea pedis) ve Candida türünün(örneğin Candida albicans) neden olduğu maya enfeksiyonları;
İkisi 4 haftalık plasebo kontrollü, biri 6 haftalık aktif kontrollü (griseofiılvin 250 mg) üç çalışmada günde iki defa 125 mg terbinafin Tinea corporis/crurisin tedavisinde plasebo vegriseofulvine kıyasla istatistiksel olarak daha üstün bir etkililik (negatif mikoloji testleri ve kliniksemptomlarda azalma) göstermiştir.
Çift kör, plasebo kontrollü ve 4 haftalık bir çalışmada, günde iki defa terbinafin 125 mg kutanöz kandidiyazisi olan hastalarda plaseboyla karşılaştırılın ıştır, Terbinafin kolundaki hastaların %29'uve plasebo kolundaki hastaların % 17'si tedavi sonunda mikolojik iyileşme sergilemiş veterbinafin ile tedavi edilen hastaların % 67'sinde takibin sonunda negatif mikolojik sonuçlar eldeedilmiştir. Yukarıdaki yanıt oranları göz önünde bulundurulduğunda, 2 hafta terbinafin tedavisiiçin minimum süre olmalıdır ve hastaların yaklaşık yarısında iyileşme için 3-4 haftalık tedaviyeihtiyaç duyulmaktadır.
Biri plasebo, diğeri aktif (günde 2 kez 250 mg griseofiılvin) kontrollü iki çift kör çalışmada Tinea pedis tedavisinde günde iki defa terbinafin 125 mg'ın etkililiği değerlendirilmiştir. Terbinafinalan hastaların

%65'i5.2 Farmakokinetik özellikler

Emilim

:
Oral uygulamayı takiben terbinafin iyi emilir (>%70) 250 mg terbinafin tekli oral doz uygulamadan sonraki 1.5 saat içinde 1.3 mikrogram/mLTik bir ortalama doruk plazmakonsantrasyonuna yol açmıştır. Kararlı durumda (%70 kararlı duruma yaklaşık 28 gün içindeulaşılmıştır) tekli doza kıyasla terbinafinin donık konsantrasyonu ortalama %25 daha yüksektirve plazma EAA 2.3 kat artış göstermiştir.
Terbinafinin biyoyararlanımı besinlerden orta düzeyde etkilenmektedir (EAA'da %20'den daha düşük bir artış); fakat bu düzey doz ayarlamalarını gerektirecek kadar yüksek değildir.

Dağılım

:
Terbinafin plazma proteinlerine güçlü olarak bağlanır (% 99). Deriye hızla diffüze olup lipofilik stratum comeumda birikir. Terbinafin ayrıca yağ bezlerinden de salınır, böylelikle kılfoliküllerinde, saç ve yağdan zengin deri bölgelerinde yüksek konsantrasyonlar oluşturur. Ayrıcaterbinafinin tedavinin ilk birkaç haftasından itibaren tırnak yatağına dağılma Özelliği de vardır.

Bivotransformasvon

:
Terbinafin, CYP2C9, CYP1A2, CYP3A4, CYP2C8 ve CYP2C19 başta olmak üzere en az 7 CYP izoenzimi tarafından hızla ve büyük oranda metabolize edilir.

Eliminasvon

:
Plazma EAA'smdaki artıştan efektif yarı ömür -30 saat olarak hesaplanmaktadır. Çoklu doz uygulaması ve bunu takiben uzatılmış kan örneklemesi, yaklaşık 16.5 günlük bir terminal yarıömür ile birlikte bir trifazik eliminasyona işaret etmiştir.

Bivovararlanım

:
İlk geçiş metabolizmasının bir sonucu olarak terbinafınin MYCOCUR tabletlerden mutlak biyoyararlammı yaklaşık %50'dir.

Hastalardaki karakteristik özellikler

Gerivatrik:


Terbinafınin kararlı durum plazma konsantrasyonlarında yaş ile bağlantılı farmakokinetik değişiklikler gözlenmemiştir.

Pedivatrik:


Çocuklarda kullanımının güvenilirliği kesin olarak kanıtlanmamıştır.
İki yaşın üzerindeki çocuklarda terbinafın tabletin iyi tolere edildiği gözlenmiştir.

Böbrek /Karaciğer yetmezliği:


Böbrek veya karaciğer bozukluğu olan hastalarda terbinafınin yüksek kan düzeylerine çıkması ile sonuçlanan eliminasyon yavaşlaması olabilir.
Daha önceden karaciğer hastalığı bulunan veya böbrek fonksiyonları bozuk olan (kreatinin klerensi < 50 mL/dak ) hastalarda yapılan tek doz farmakokinetik çalışmalar terbinafın tabletlerinklerensinin yaklaşık % 50 oranında azalabildiğini göstermiştir.

53 Klinik öncesi güvenlilik verileri

Sıçan ve köpeklerde uzun süreli yapılan çalışmalarda (1 yıla kadar) günde 100 mg/kg a kadar oral dozlara kadar hiç bir belirgin toksik etkiye rastlanmamıştır. Yüksek oral dozlarda, karaciğer ve debüyük bir olasılıkla böbrekler potansiyel hedef organlar olarak tanımlanmıştır.
Farelerde yapılan 2 yıllık karsinojenisite çalışmasında, günde 130 (erkek) ve 156 (dişi) mg/kg a kadar dozlarda bu uygulamalara bağlı olarak hiç bir neoplastik veya diğer anormal bulguyarastlanılmamıştır. Sıçanlarda yapılan 2 yıllık oral karsinojenisite çalışmasında, en yüksek 69mg/kg dozda erkelerde karaciğer tümörlerinde artış gözlenmiştir. Fare veya diğer çalışmalardakifare, köpek veya maymunlarda karsinojenisite görülmediğinden bu peroksizom proliferasyonu ileilişkili olabilen değişikliklerin türe spesifik olduğu gösterilmiştir.
Maymunlarda yapılan yüksek doz çalışmalarında, yüksek dozlarda (toksik olmayan etkili düzey 50 mg/kg) retinada refraktil bozukluklar gözlenmiştir. Oküler dokuda terbinafın metabolitivarlığına bağlı olan bu bozukluklar ilaç kesildikten sonra ortadan kalkmıştır.
Juvenil sıçanlarda yapılan 8 haftalık bir oral çalışmada 100 mg/kg/gün'e yakın bir dozun toksik olmayan etki düzeyi (no-toxic effect levelrNTEL) olduğu görülmüş olup tek bulgu hafif artmışkaraciğer ağırlığı olmuştur; olgunlaşma dönemindeki köpeklerde ise >100 mg/kg/gün ile(çocuklardakinin yaklaşık 13x (erkek) ve 6x (dişi) katı EAA değerleri), bazı hayvanlardakikonvülsiyon ataklar da dahil merkezi sinir sistemi (MSS) bozukluğu bulgulan gözlenmiştir.Erişkin sıçan ya da maymunlara intravenöz terbinafin uygulamasıyla yüksek maruziyetsağlandığında da benzer bulgular gözlenmiştir.
Standart

in vitroin vivo

genotoksisite test serisinde mutajenik veya klastojenik potansiyel belirtisi görülmemiştir.
Sıçan ve tavşanlarda yapılan çalışmalarda fertilite veya diğer üreme parametreleriyle ile ilişkili hiç bir advers etki gözlenmemiştir.

6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER6.1 Yardımcı maddelerin listesi

Hidroksipropilmetil selüloz 15 cp Kroskarmelloz sodyumMikrokristalin selüloz PH 101Mikrokristalin selüloz PH 102Kolloidal silikon dioksitMagnezyum stearat

6.2 Geçimsizlikler

Bilinen bir geçimsizliği yoktur.

63Raf ömrü

24 ay

6.4 Saklamaya yönelik özel uyanlar

25°C'nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız. Işıktan koruyunuz.

6.5 Ambalajın niteliği ve içeriği

PVC/PE/PVDC/A1 blister
14 veya 28 tablet içeren blister ambalaj

6.6 Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer Özel önlemler

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve “Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliğine uygun olarak imha edilmelidir.
7. RUHSAT SAHİBİ
NOBEL İLAÇ SANAYİİ ve TİCARET A.Ş.
İnkılap Mah. Akçakoca Sok. No: 10 34768 Ümraniye / İSTANBULTel: (216) 633 60 00Fax: (216) 633 60 01-02
8. RUHSAT NUMARASI
213/85
9. İLK RUHSAT TARİHİ / RUHSAT YENİLEME TARİHİİlk ruhsat tarihi: 26.12.2007
Ruhsat yenileme tarihi:
İO.KÜB'ÜN YENİLENME TARİHİ
14

İlaç Bilgileri

Mycocur 125 Mg Tablet

Etken Maddesi: Terbinafin Hcl

Atc Kodu: D01BA02

Pdf olarak göster

Google Reklamları

Ana Sayfa | Hakkımızda | İlaçlar | İlaç Ara | İlaç Firmaları | Gizlilik | Bize Ulaşın

Telif Hakkı 2008-2024 © İlaç Prospektüsü. Tüm Hakları Saklıdır.
Uyarı: Sitemizde yayınladığımız ilaç bilgileri ile doktora danışmadan kesinlikle ilaç kullanmayınız!
Aksi halde doğabilecek sağlık sorunlarından ilacprospektusu.com sorumlu tutulamaz.